YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3336
KARAR NO : 2010/5437
KARAR TARİHİ : 04.05.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili müvekkili banka ile dava dışı …Boru Profil AŞ.arasında davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları genel kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredinin geri ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalıya ihtarname keşide edildiği, alacağın tahsili amacıyla icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kredi sözleşmelerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkiline gönderilen hesap kat ihtarının bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve benimsenen imza ve hesap bilirkişi raporlarına göre 14.08.1996 tarihli sözleşmedeki kefil imzası ile davalının mukayese imzaları arasında herhangi bir grafolojik ilişki bulunmadığı, diğer iki adet genel kredi sözleşmesindeki müşterek borçlu ve müteselsil kefil …’a atfen atılmış imzaların …’ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, imzası bulunan sözleşmelerde davalının toplam 19.500 TL kefalet limiti bulunduğu gerekçesiyle davalının icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin 22.975.53 TL üzerinden 19.500.00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %180 temerrüt faizi yürütülerek, %5 gider vergisi ile talepnamedeki diğer koşullarla devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın likit(hesap edilebilir) olduğu gözetilerek davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Genel kredi sözleşmesinin 39.maddesinde “…genel kredi sözleşmesinden doğan borçlarının tamamını gününde ödemediği takdirde, bunları bankaya ödeyeceği tarihe kadar geçecek günler için yetkili mercilerce veya bankaca belirlenmiş kısa, orta veya uzun vadeli en yüksek genel kredi faiz oranına veya ileride artırıldığı takdirde bunlardan en yüksek kredi faiz oranına 30 puan ilave edilmek suretiyle bulunacak faiz oranı üzerinden temerrüt faizi ödemeyi kabul eder…”hükmü yer almakta olup, sözleşmede temerrüt faiz oranı da kararlaştırılmamıştır.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacı bankaca ibraz edilen faiz genelgesinde belirlenen temerrüt faiz oranı dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır.
Kredi sözleşmesinin anılan madde hükmü gözetilerek temerrüt faizi oranının tespit edilmemesi doğru olmadığı gibi, davalı kefile hesap kat ihtarı tebliğ edilemediğinden temerrüdün takip tarihi itibariyle başlayacağı gözetilmeden kefilin durumunu ağırlaştırıcı sözleşme hükümleri doğrultusunda temerrüt tarihinin tespiti ve takip öncesi işlemiş faiz ile sorumlu tutulması da isabetli değildir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.