YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3377
KARAR NO : 2010/6807
KARAR TARİHİ : 02.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :19/11/2009
Nosu : 233/859
Davacı tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahillerden …, ABN Finans AŞ.ve SGK vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, ekonomik kriz nedeniyle müvekkilinin borca batık hale geldiğini, sunulan iyileştirme projesinde öngörülen tedbirlerin uygulanması suretiyle şirketin ıslahının mümkün olduğunu belirterek iflasının 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporlarından davacının borca batık olduğunun anlaşıldığı, iyileştirme projesinde öngörülen sermaye artırımının gerçekleştirildiği, şirketin faaliyetlerine devam ettiği, mali tablolarında olumlu gelişme olduğu, bu nedenle iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olarak kabul edildiği belirtilerek davacının iflasının 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiş, hüküm müdahiller …, ABN Ambro Finansal Kiralama AŞ.ve SGK vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile malî durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; sermaye artırımı borcunun bir yıl içinde tamamının ödenmesi hâlinde şirketin iyileşme ümidinin devam edebileceği, şirket ortaklarına ait taşınmazların şirket borçlarının ödenmesi için satılacağı belirtilmişse de söz konusu gayrimenkuller üzerinde haciz ve rehinlerin bulunduğu, işletmenin toplam yatırımın ¾’ünün leasingli mallardan oluştuğu, sözleşmeye müdahale edilememesi hâlinde iyileştirme projesinin ve üretimin yürütülemeyeceği, belirtilen eksikliklerin tamamlanmasından sonra erteleme konusunda karar verilebileceği belirtilmiştir. Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alındığı belirtilerek iflasın ertelenmesine hükmedilmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporunun hükme esas alındığı belirtilmişse de bilirkişi raporunda açıklanan eksikliklerin ve iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olarak kabul edilmesi için gerekli koşulların somut olay bakımından mevcut olup olmadığı araştırılmamış, rapora uygun karar verilmemiştir. 2.2.2010 tarihli kayyım raporunda da sermaye artırımının tamamının ödenmediği, 2009 yılı satış cirosu hedefinin ancak yarısına ulaşıldığı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, hükme esas alındığı belirtilen bilirkişi raporunda vurgulanan eksikliklerin ve koşulların somut olay bakımından gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılıp, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporunun hatalı şekilde anlaşılması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden müdahiller vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 2.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.