Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/3450 E. 2010/5915 K. 12.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3450
KARAR NO : 2010/5915
KARAR TARİHİ : 12.05.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki ihtiyati hacze itiraz talebinin bozma kararına uyularak yargılanması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde ihtiyati hacze itiraz edenler vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili ile borçlular arasında yapılan avukatlık ücret sözleşmesi uyarınca kararlaştırılan ücretin, sözleşmedeki koşullar oluşmasına rağmen ödenmediğini belirterek, ihtiyati haciz isteminde bulunmuş, talep uygun görülerek mahkemece teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İhtiyati haciz kararına itiraz edenler vekili, ihtiyati haczin teminatsız olarak verilemeyeceğini belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda, Avukatlık Kanunu’nun 35/a maddesine göre yanlar arasında imzalanan sözleşme tutanaklarının ilam niteliğinde olduğu, aynı Kanunun 172.maddesine göre başka avukatların görevlendirilmesi halinde buna rıza göstermeyen ilk avukatın ücretin tamamını talep edebileceği, bu durumda avukat ile müvekkili arasındaki sözleşmenin kıyasen ilam niteliğinde olduğu değerlendirilerek, teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesinde bir yanlışlık olmadığı belirtilerek itirazın reddine hükmedilmiş olup, karar muterizler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyulmuşsa da bozma ilamının gereğine uygun şekilde hüküm kurulmamıştır. İcra ve İflâs Kanunu’nun 259’uncu maddesi uyarınca, “İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur. -Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.-Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder.” Bu hüküm uyarınca, kural olarak ihtiyati haciz isteyenin teminat yatırması bir zorunluluktur. Teminatsız ihtiyati haciz kararı verilemez. Teminatın amacı, anılan kanun hükmünde açıkça belirtildiği üzere hem borçlunun hem de üçüncü kişilerin ihtiyati haczin haksızlığının anlaşılması hâlinde uğradıkları zararların güvence altına alınmasıdır.
Kural olarak teminatsız ihtiyati haciz kararı verilemez ise de; kanunlarda teminat alınmayacağına ilişkin istisnai hükümlerin bulunması hâlinde, bu istisnaî hükümlerin amacı ve kapsamı ile sınırlı olarak teminat aranmaksızın ihtiyati haciz kararı verilebilir. İİK’nın 259’uncu maddesinde ilama dayanan alacaklarda teminat aranmayacağı, ilam niteliğindeki belgelerden doğan alacaklarda ise teminatın gerekip gerekmediğinin hâkiminin takdirine bağlı olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda ihtiyati haciz talebine konu avukatlık ücret sözleşmesi ile müvekkilin avukatından dava dosyalarını aldığına dair tutulan ibra tutanağının, Avukatlık Kanunun 35/A maddesi ve Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin 16 ve 17’nci maddelerinde öngörülen şekli ve maddi koşulları belirlenmiş uzlaştırma tutanağı niteliğinde olduğunun kabulü mümkün değildir. Mahkemece bu yön gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, ihtiyati haciz talebine esas belgelerin vasıflandırılmasında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 12.5.2010 günü oybirliği ile karar verildi