Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/348 E. 2010/11081 K. 11.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/348
KARAR NO : 2010/11081
KARAR TARİHİ : 11.10.2010

Davacı…Teks.Dış Tic.Ltd.Şti. vek.Av…. Çebaz ile davalı …Teks.Tic.ve San. Ltd.Şti. Vek.Av…. Kendişli arasında görülen dava hakkında Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 24.06.2008 gün ve 204-202 sayılı hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 24.06.2009 gün ve 10757-6131 sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Taraflar arasındaki akdi ilişki 07.03.2006 tarihli sipariş formu ile kurulmuş olup, satış bedelinin yabancı para cinsinden belirlendiği ve ödemenin 60 gün vadeli ve kur farkı doğması halinde kur farkı ödenmesi şeklinde belirlendiği anlaşılmaktadır.
Diğer yandan çek bir ödeme aracı olup, kural olarak görüldüğünde ödenir. Ancak uygulamada ve doktrinde yer aldığı üzere tarafların anlaşmaları halinde ileri tarihli çek düzenlenmesi mümkündür.
Ayrıca satıma konu emtia için düzenlenen ve itirazı uğramayan satış faturalarında, akdi ilişkinin sözleşmede kararlaştırıldığı gibi yabancı para cinsinden olduğu belirtildikten sonra (TL) cinsinden fatura düzenlendiği ve fatura bedelinin vadesinde ödendiği tarihte doğacak kur farkının da ayrıca fatura edileceği açıkça belirtilmiştir.
Bu durumda taraflar arasındaki akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olduğu, ödemenin 60 gün vadeli olarak düzenlenen TL cinsinden çekler ile yapılacağı ve kur farkı doğması halinde de bunun ayrıca ödeneceği sözleşme gereğidir. Bunun aksinin yine yanların ortak iradeleri ile düzenlenecek sözleşme ile kararlaştırılması mümkündür. (TL) cinsinden çeklerin düzenlenerek verilmesinin akdin (TL) cinsine dönüştüğü yolundaki mahkemenin kabulü yerinde olmadığı gibi, çeklerin teslim alınmasında kur farkı hakkının saklı tutulmasına da yazılı sözleşme mevcut olduğundan gerek bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece davacının talep edebileceği kur farkı alacağının belirlenerek bir karar verilmesi gerekirken delil takdirinde ve sözleşmenin yorumunda hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken Dairemizin 24.06.2009 tarih 10757-6131 sayılı kararı ile onandığı anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 24.06.2009 tarih, 10757-6131 sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, evvelce alınan onana harcı ile peşin harcın istek halinde iadesine, 11.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.