YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3518
KARAR NO : 2010/13111
KARAR TARİHİ : 22.11.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, müvekkili şirketin davalı şirket ile inşaat malzemesi satın alma konusunda şifahen anlaştığını, müvekkili şirketin çalışanlarından olan diğer müvekkilinin de verilecek mallar karşılığında 20.000 YTL bedelli bonoyu kendi adına imzalayarak davalıya verdiğini, ancak davalının malları teslim etmediği gibi kötüniyetli olarak takip başlattığını, takibe konu senette “bedeli Ankara alınmıştır”yazılı olmasının senedin bedelsizliğini ortaya koyduğunu, senetteki imzaların müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, bu açıdan müvekkili şirket yönünden takibin iptali gerektiğini, takibe konu senette keşide yeri bulunmadığını belirterek müvekkilinin davalıya takibe takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı …’ın davacı şirketin ortağı olduğunu, bu kişinin davacı şirketin ihtiyacı için müvekkilinden borç para istediğini, verilen borç para karşılığı dava konusu senedin alındığını, borcun ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, senedi düzenleyen davacı …’ın bedelsizlik iddiasını yazılı delillerle ispatlayamadığı, teklif edilen yeminin davalı yanca yerine getirildiği, diğer davacı şirketin senette avalist olarak yazıldığı ve senedin davacı şirket nam ve hesabına davacı … tarafından imzalandığı, … her ne kadar diğer davacı şirketin temsilcisi değil ise de dava dilekçesindeki anlatımlardan BK’nun 38.vd.hükümlerine uygun olarak senedin düzenlenmesine davacı şirketin icazet verdiği, asıl borçlu yönünden belirtilen gerekçelerin avalist şirket yönünden de geçerli olduğu, davanın kanıtlanamadığı gerekçeleriyle reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı …’ın diğer davacı şirketi takibe konu senedin tanzim tarihinde temsile yetkili olmadığı 22.09.2008 tarihli Ticaret Sicil Memurluğunun cevabi yazısından anlaşılmaktadır. Bu husus yerel mahkemenin de kabulündedir. Mahkemece dava dilekçesindeki anlatımların BK’nun 38 vd.maddeleri hükümleri uyarınca icazet olarak yorumlanması doğru değildir.Dosya içeriğinde de icazet anlamına gelebilecek bilgi ve belgeye rastlanılamamıştır. Bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.