Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/3525 E. 2010/13113 K. 22.11.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 14.02.2024 08:00


YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3525
KARAR NO : 2010/13113
KARAR TARİHİ : 22.11.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -

Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, takibe konu kredi sözleşmesinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, davaya konu 06.02.2008 tarihli Kredi Genel Sözleşmesi’nin müşterek borçlu müteselsil kefil bölümünde işlemin vekaleten yapıldığı belirtilmeden müvekkilinin adı yazılarak imzalandığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı ...’ün davaya konu sözleşmeyi hem kendi adına hem de davacı adına vekaleten kefil olarak imzaladığını, konuyla ilgili 17.08.2007 tarihli vekaletnamenin kefalet yetkisini kapsadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, kefalet akdi yapılabilmesi için vekilin özel yetkisinin bulunmasının gerekmediği, davacı tarafından verilen 17.08.2007 tarihli vekaletnamede borçlandırıcı işlemler yapma konusunda çok geniş yetkiler verildiği, verilen bu yetkinin kefalet yetkisini de kapsayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, vekilin vekaletnamesinde kefalet yetkisi bulunup bulunmadığı yönünde toplanmaktadır. Bir örneği dosyaya sunulan 17.08.2007 tarihli vekaletname içeriğinde, üçüncü kişilerin davalı bankadan alacakları kredilere kefalet verilebileceğine dair bir yetkiye rastlanılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece vekaletname kapsamındaki yetkilerin yorumunda hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.