Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/3597 E. 2010/10468 K. 29.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3597
KARAR NO : 2010/10468
KARAR TARİHİ : 29.09.2010

Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi
Tarih :06.11.2007
Nosu : 236/299

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı tarafından duruşmalı ve davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredinin geri ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek alacağın muaccel hale geldiğini, kefil olan davalının alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe itirazda bulunduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %40’ından az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında hesap kat ihtarnamelerinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, dava olunan alacağın kefalet limitinin üzerinde olduğunu, talep edilen faizin sözleşmeye uygun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının kefil sıfatıyla kullandırılan krediden dolayı kefalet limiti oranında sorumlu olduğu, kefalet borcunu teminen verilmiş bir ipotek bulunmadığından kefil hakkında icra takibi yapılabileceği belirtilerek davanın kabulüne, alacağın likit olmaması ve itirazın kötüniyetle yapıldığının ispatlanamaması nedeniyle icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı asil tarafından temyiz edilmiştir.
Bakiye karar harcının ikmali konusunda davalı …’a çıkarılan muhtıranın gereğini yerine getirmemesi nedeniyle mahkemece 8.2.2010 tarihli karar ile davalının temyiz isteminin reddine karar verilmiş olup, bu karar temyiz edilmediğinden davalının temyiz istemi incelenmemiştir.
Davacı Halkbankası vekilinin temyiz istemine gelince; yerel mahkemece, yargılamanın sonuçlandırıldığı 6.11.2007 tarihli son oturumdaki kısa kararda “davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına” denildiği hâlde, gerekçeli karardaki hüküm fıkrasının 2 nci bendinde “Alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı taleplerinin reddine” denilmiştir. Bu hâl, HUMK’un 381/2.maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 750.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 29.9.2010 günü oybirliği ile karar verildi.

Aslı gibidir.
Karşılaştırıldı. …