Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/3647 E. 2010/11694 K. 20.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3647
KARAR NO : 2010/11694
KARAR TARİHİ : 20.10.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı … A.Ş.arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi’nde davalının kefil olarak yer aldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine aleyhine girişilen takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek itirazın iptali, takibin devamı ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüyle davalının 422.458.40.-TL.ye yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve fakat asıl alacak tutarı olan 398.010.31.-TL.ye takip tarihinden itibaren yıllık % 50 oranında temerrüt faizi yürütülmek suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla devamına, % 40 oranında 168.983.36.-TL.icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun Değişik 123/3.maddesindeki harç istisnası yurtdışından alınacak kredilerin geri dönüşümü ile sınırlı olarak uygulanmalıdır. Nitekim Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2010 tarih 2008/81 Esas 2010/8 Karar sayılı kararında da “… Yasa koyucu itiraz konusu kuralda; bankalar yurtdışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılmak üzere temin edilen kredilere ait bazı işlemlerden harç alınmayacağını belirttiğine göre, bankaların kendi özkaynaklarından veya diğer kredi kurumlarından temin ettikleri kredileri Genel Kredi Sözleşmesi’yle gerçek veya tüzel kişilere teminatlı veya teminatsız olarak kullandırmaları itiraz konusu kural kapsamında değerlendirilemez” denilmek suretiyle bu husus açıkça belirtilmiştir.
Somut olayda dava kabul edildiğine göre kabul edilen tutar üzerinden davalının nisbi karar ve ilam harcıyla sorumlu tutulması gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden davada harçtan muafiyet söz konusu olduğundan harç alınmasına yer olmadığına dair gerekçeye dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.