YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3753
KARAR NO : 2010/11825
KARAR TARİHİ : 21.10.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne ve temyiz isteminin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı şirket yetkilisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin Sakarya, Kocaeli ,Bolu ve Düzce illerini kapsayan görev bölgesinde elektrik dağıtım şebekesinin işletmeciliğini yapmak ve abone konumundaki müşterilere parakende elektrik satışını gerçekleştirmekle vazifelendirilmiş bir kamu iktisadi teşebbüsü olup, görevinin ifası için TETAŞ, EÜAŞ ve müvekkilinin dağıtım sistemine bağlı özel üretim şirketlerinden ikili anlaşmalar yoluyla elektrik enerjisi satın aldığını, davalı ile yapılan ikili anlaşmalar çerçevesinde 31.12.2006 tarihine kadar davalı şirketin her ay santralinde üreterek sisteme vermiş olduğu elektrik enerjisi dağıtım şirketlerine sattığını ve fatura tutarlarının zamanında davalı şirkete ödendiğini, davalı şirketin aynı dönemlere ait enerji satışına ilişkin faturaları hem SEDAŞ Genel Müdürlüğüne, hem de TEİAŞ Genel Müdürlüğüne tahakkuk ettirmiş olması nedeniyle haksız kazanç elde ettiğini, TEİAŞ’a tahakkuk eden enerjinin o bölgedeki dağıtım şirket faturasına yansıtıldığı için müvekkili dağıtım şirketinin Ekim ve Kasım 2006 dönemlerine ilişkin enerji için 2 kez ödeme yapmış olduğunu, kurumlarınca yapılan tüm uyarılara rağmen söz konusu alacaklarının hesaplarına yatırılmadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.830.89.-YTL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi cevabında, tahsil edilen fatura bedellerinin yasal prosedüre uygun olduğunu, hiçbir yanlışlık ve hata bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili, 26.02.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 8.542.55.-YTL’ye çıkartmıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının, davalıya toplam8.542.55.-YTL mükerrer ödeme yaptığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı şirket yetkilisi tarafından temyiz edilmiş, ancak temyizin süresinde olmadığından temyiz isteminin süre yönünden reddine hükmolunmuş, bu karar davalı şirket yetkilisi tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece temyiz isteminin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de, bu kararın dayanağı olan “hükmün tebliğine ilişkin tebligatın” usulüne uygun olmadığı ve bu nedenle davalı vekilinin temyizinin süresinde olduğunun kabulü gerekmiştir.
Zira, anılan tebligatın 7201 Sayılı Yasanın 21.maddesi hükmüne göre yapıldığı dosyada bulunan tebligat parçasından anlaşılmaktadır. Oysa davalı limitet şirket olup, ticaret sicilinde olan adresine tebligat çıkartılmıştır. Ticaret Sicilinde belirtilen adreste tebligat yapılmaması halinde hükmün aynı adrese 7201 sayılı Yasa’nın 35.maddesi uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken, mahkemece gerçek kişiler yönünden uygulama yeri bulunan 7201 Sayılı Yasanın 21 ve Tebligat Tüzüğünün 28.maddeleri hükümlerinin tüzel kişi davalı bakınmından da uygulanması, hükmün o tebligat parçasında belirtilen şirkete tebliğ edilmiş olduğunu göstermeyeceğinden yerel mahkemenin süresinde olmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine ilişkin kararının kaldırılarak esasa ilişkin hükmün temyiz incelemesi yapılmıştır.
Esasa ilişkin hükmün temyizine gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket yetkilisinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin “temyiz isteminin reddine ilişkin kararının” kaldırılmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle esasa ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.