YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3882
KARAR NO : 2010/12708
KARAR TARİHİ : 08.11.2010
Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının tarımsal ürünlerin alım satımına ilişkin olarak düzenlenen 22.07.2009 tarihli fatura bedelinden kalan bakiye alacağı ödemediğini, söz konusu alacağın tahsili için yapılan takibe davalının borca itirazı ile birlikte İcra Müdürlüğünün de yetkisine itiraz ettiğini, icra dairesi ve mahkemenin yetkisinin mevcut akdi ilişki nedeniyle BK’nun madde 73 gereğince belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %40 icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin merkezinin İzmir’de olduğunu, bu nedenle İzmir İcra Dairesi ve İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, kaldı ki malın müvekkiline teslim edildiğini gösteren sevk irsaliyesi veya teslim belgesinin sunulmadığını, müvekkilinin borçlu olmasını gerektirecek hukuki ve fiili durumun söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ile davalı tarafın akdi ilişkiyi inkar etmiş olması nedeniyle olayda BK’nun 73.maddesinin uygulama alanı bulunmadığı, davacı tarafın davalı yana malı teslim ettiğini, usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, bu nedenle icra dairesinin yetkisiz olduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içerisinde mevcut Burdur Ticaret Borsası alım satım beyannameleri ve Akbank AŞ.’nin banka ekstre bildirimlerinin incelenmesinden davalının davacıya muhtelif tarihlerde çeşitli miktarlarda ödemeler yapmış olduğu anlaşılmaktadır. Anılan bu belgeler göz önünde bulundurulduğunda taraflar arasında ticari ilişkinin varlığının kabul edilmesi gerekir. Bu durumda takip konusu alacağın mal satımından kaynaklanan bir miktar para alacağına yönelik olduğunun kabulü ile HUMK’nun 10 ve BK’nun 73/1.hükümleri gereği alacaklının ikametgahı icra dairelerinin yetkili olduğu gözetilerek işin esasına girilip varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile davanın reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı vekili lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.