YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3921
KARAR NO : 2010/6808
KARAR TARİHİ : 02.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :08/12/2009
Nosu : 528/946
Davacı tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahil … Factoring AŞ, …, Bayer Türk Kimya San.Ltd.Şti.Dem Medikal ve Ecza Deposu Ltd.Şti. vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, tıbbi cihaz ve malzeme satımıyla iştigal eden müvekkili şirketin ekonomik kriz nedeniyle borca batık hale geldiğini, sunulan iyileştirme projesi çerçevesinde uygulanacak tedbirle borca batıklıktan kurtulmasının mümkün olduğunu belirterek müvekkilinin iflasının 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporunda davacının rayiç değerlere göre borca batık olduğunun ve iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğunun belirtildiği, şirket ortaklarının sermaye artırımı taahhüdünde bulundukları, işçi, sigorta ve vergi borçlarını aksatmadan ödediği, 2009 yılı öngörülerine göre sağlanacak net gelirle borcunu ödeyebileceğinin saptandığı belirtilerek, davacının iflasının 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiş, hüküm müdahiller … Factoring AŞ,…., Bayer Türk Kimya Ltd.Şti.ve Dem Medikal Ltd.Şti.vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile malî durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda; iyileştirme projesinde öngörülmesine rağmen sermaye artırımının yapılmadığı, yeni ortak alımı konusunda somut bir bilgi ve belgenin olmadığı, şirkete borç olarak verilen taşınmazların geri istenmeyeceğine ilişkin ortakların bir taahhüdünün bulunmadığı, ancak süreçteki gelişmeler gözlemlenerek iflâsın ertelenmesi konusunda olumlu bir kanıya sahip olunduğu belirtilmiştir. Mahkemece bu bilirkişi raporu hükme esas alınarak iflasın ertelenmesine hükmedilmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınmışsa da söz konusu rapora uygun şekilde hüküm tesis edilmemiştir. Davacı şirketin işletme sermayesinin yetersiz olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda özellikle iyileştirme projesinde öngörülen sermaye artırımı yapılması, şirkete yeni ortak alınması ya da şirkete borç olarak verilen taşınmazların geri istenmeyeceğine ilişkin ortaklarca bir taahhütte bulunulmaması gibi hususlar dikkate alındığında, iyileştirme projesinde öngörülen somut tedbirlerin uygulandığı sonucuna ulaşılamaz. Mahkemece bu yönler üzerinde durulup, tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve gerekirse bu konuda yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olup olmadığının tespiti suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden müdahiller vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 2.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.