Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/394 E. 2010/2499 K. 10.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/394
KARAR NO : 2010/2499
KARAR TARİHİ : 10.03.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın 5464 sayılı yasanın 24/ son maddesi uyarınca zamansız açılan davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı … arasında yapılan kredi kartı üyelik sözleşmesini davalının garanti eden sıfatıyla imzaladığını, bu nedenle dava dışı asıl borçlunun kredi kartı ile yaptığı harcamalardan davalının da sorumlu olduğu, alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davalının sözleşmeyi kefil sıfatı ile imzaladığı, 4822 sayılı Yasayla değişik 4077 sayılı Yasanın 10.maddesi ve ayrıca 5464 sayılı Yasadaki düzenleme karşısında tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde kredi verenin asıl borçluya başvurmadan kefilden borcun ifasını isteyemeyeceği, borcun asıl borçludan tahsil edilmesinin mümkün olmaması halinde şahsi teminat veren kefilden tahsilinin istenebileceği,davalı açısından bu ön dava şartının oluşmadığı, sözleşmede davalının imzasının bulunmasına rağmen sorumluluk miktarının yer almadığı, sözleşmedeki garanti talebini kefalet olarak yorumlanması gerektiği, kefalet sözleşmesinin de kefalet limiti belirli olmadığından geçerli olmadığı gerekçeleriyle 5464 sayılı Yasanın 24/son maddesi uyarınca zamansız açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 10.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.