Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/3956 E. 2010/10869 K. 06.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3956
KARAR NO : 2010/10869
KARAR TARİHİ : 06.10.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili müvekkilinin davalı bankaca ödenmeyen mevduat alacağının tahsili için daha evvel …1. İcra Müdürlüğünün 2003/339 sayılı dosyasından faiz ve faiz oranlarındaki artışlara ve diğer alacaklarla munzam zarara ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve %64 yıllık reeskont faizi oranı üzerinden takip yaptıklarını ve ödemeyi ihtirazi kayıtla kabul ettiklerini; bu kez…4. İcra Müdürlüğünün 2008/8330 sayılı takip dosyası ile avans faizi oranı farkını takibe koyduklarını ancak davalı bankanın takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının icra inkâr tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka davacının ilk takipte seçimlik hakkını kullandığını, fark isteyemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının ilk takibinde faiz oranı tercihini reeskont olarak belirlediği ve hesaplamaların bu şekilde yapılarak dosyanın ödeme suretiyle infazen kapatıldığı; davacının tercihini bu orandan yana yapması ve önceki itirazın iptali davasında da alacağın bu çerçevede yapıldığı; davacının bu kere yeni bir faiz türünü tercih ettiğinden bahisle, oranlar arası farktan kaynaklanan alacağı istemesinin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Her ne kadar davalı yanca hükmün katılma yoluyla (cevapla) temyizi yoluna gidilmişse de, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 433 üncü maddesine göre bu istemin cevap süresi olan on gün içinde ileri sürülmesi gerekir. Öte yandan davalının temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harçlarının da yatırılmadığı anlaşıldığından, adı geçenin temyiz isteminin reddine karar verilmelidir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı … vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmelidir.

SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davalı banka vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına hükmolunan 750,-TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Aslı gibidir.