YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/397
KARAR NO : 2010/9990
KARAR TARİHİ : 20.09.2010
Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi
Tarih : 15.10.2009
Nosu : 327-396
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili şirketçe davalı ile aralarındaki ticari alışveriş sonucu düzenlenen faturada belirtilen alacağın tahsili için başlatılan takibin davalının yetkiye ve borca itirazı üzerine durduğunu bildirerek itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ilamsız takiplerde yetkili yer icra dairesinin borçlunun bulunduğu yer İcra Daireleri olduğunu, taraflar arasında imzalanmış yazılı sözleşme bulunmadığını, yetkili mahkemenin davalının ikametgahı olan Konya Mahkemeleri olduğunu belirterek öncelikle davanın yetki yönünden reddine, yetki itirazının kabul edilmemesi halinde ise davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre takibin faturaya dayalı ilamsız takip olduğu, ödeme emrinin ve dava dilekçesinin davalıya Konya İlinde tebliğ edildiği gerekçesiyle HUMK.nun 9.maddesi gereğince davanın yetki yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı, takibe itirazında icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği gibi, mahkemeye verdiği cevap dilekçesinde icra müdürlüğüne yaptığı itirazını tekrarlamakla birlikte mahkemenin yetkisine de itiraz etmiştir.
Bu durumda mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine vaki itirazın incelenmesi gerekir.
Ne varki somut olayda dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK.nun 50.maddesine göre para veya teminat borcu için takip hususunda HUMK.nun yetkiye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, satış sözleşmesi sonucu düzenlenen faturada belirtilen alacağın tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. Davalı tarafça sözleşme ilişkisi inkar edilmemiş, sadece taraflar arasında yazılı anlaşma olmadığı belirtilmiş, bilakis borcun ödendiği savunularak aradaki ticari ilişki kabul edilmiştir. Davalı tarafça sözleşme ilişkisi inkar edilmediğinden B.K.nun 73.maddesi gereğince alacaklının ikametgahının bulunduğu yer icra dairesinde başlatılan icra takibinin geçerli bir takip olduğu ve aynı nedenlerle mahkemenin de yetkili olduğu kabul edilerek işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşünceyle, yazılı gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.