Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/3973 E. 2010/6427 K. 26.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3973
KARAR NO : 2010/6427
KARAR TARİHİ : 26.05.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Davacı tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahillerden … Fuarcılık San.ve Tic.Ltd.Şti., … Turistik Hiz.Ltd.Şti., …Yapım ve Hiz.Ltd.Şti. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin hidrofor ve pompa imalatı alanında çalıştığını, dünyadaki ve Türkiye’deki ekonomik krizden etkilenerek borca batık hale geldiğini, sunulan iyileştirme projesi çerçevesinde şirketin ıslahının mümkün olduğunu belirterek iflasın 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre şirketin borca batık olduğunun anlaşıldığı, ciddi ve inandırıcı bulunan iyileştirme projesinin uygulanması halinde davacının borcunu ödeyebileceği, şirketin ıslahının mümkün olduğu belirtilerek davacı şirketin iflasının 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiş, hüküm müdahiller … Uluslararası Fuarcılık Ltd.Şti., … Turistik Hiz.Ltd.Şti. ve…Yapım ve Hiz.Ltd.Şti.tarafından temyiz edilmiştir.
İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile malî durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; iyileştirme projesinde öngörülen tedbirlere ek olarak, sermayenin 50.000. Tl artırılması veya şirkete yeni ortak alınması, kısa vadeli borçların düşük maliyetle yeniden yapılandırılması, kısa veya orta vadeli borçlanmaya gidilmemesi kaydıyla şirketin borca batıklıktan kurtulabileceği, gelecek dönem gelir tablosu ve nakit akım projeksiyonlarına yer verilmediği belirtilmiştir. Mahkemece bu bilirkişi raporu hükme esas alınarak iflasın ertelenmesine hükmedilmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınmışsa da söz konusu rapora uygun şekilde hüküm tesis edilmemiş, raporda belirtilen koşulların davacı tarafından yerine getirilip getirilmediği araştırılmadan iflâsın ertelenmesine karar verilmiştir. Öte yandan 21.12.2009 tarihli kayyım raporunda; şirketin sermaye artırımı, yeni ortak alınması gibi dış kaynak sağlamaya yönelik önlemlere başvurmadığı takdirde, mevcut durumu itibarıyla borçlarını ödeyebilecek bir üretim ve malî yapıya kavuşmasının mümkün olmayacağı, sipariş ve iş almadığı, iki aylık kayyım ücretini ödemediği, faaliyetinin durma noktasına geldiği, şirket ortak ve yöneticilerine ulaşılamadığı belirtilmiştir.
Mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve gerekirse bu konuda yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olup olmadığının tespiti suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden müdahiller vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 26.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.