Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/4122 E. 2010/6684 K. 31.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4122
KARAR NO : 2010/6684
KARAR TARİHİ : 31.05.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı … … Süt Ürünleri Gıda ve Hayv.Tic.San.A.Ş.arasında davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları Genel Kredi Sözleşmeleri’ne istinaden asıl kredi borçlusuna kullandırılan gayri nakdi kredi borcunun geri ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiği ve bu kez alacağın tahsili için takibe geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu alacağın Kefalet Sözleşmesi’nden kaynaklanmadığını, borçlu dava dışı … Süt A.Ş.isimli firmaya kullandırılan teminat mektubunun bedelinin deposu ve komisyon borcu olduğunu, riski dahi olmayan bir teminat mektubuna bağlı olarak afaki bir rakamı komisyon olarak talep etmesinin yasal dayanağının bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, takibe ve davaya konu 63.-TL.bedelli teminat mektubunun davadan sonra 14.12.2006 tarihinde davalı tarafından bankaya iade edildiği konusu kalmayan teminat mektup bedeli depo talebi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 7.510.60.-TL.ye takip tarihinden itibaren % 105 temerrüt faizi yürütülerek % 5 gider vergisi ile talepnamedeki diğer koşullarla devamına, % 40 tazminata karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin, mahkemenin kat ihtarının tebliğinin usulsüzlüğüne ilişkin kabulüne yönelik temyizine gelince; kat ihtarı davalıya Tebligat Kanunu’nun 13.maddesine göre tebliğ edilmiştir. Tebligat Kanunu’nun 13 ve Tüzüğün 18.maddesi hükmü uyarınca “hükmü şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır”.
Somut olayda, tebligat şirket daimi çalışanı ve imzaya yetkili olduğunu beyan eden …’a tebliğ edilmiştir. Bu hali ile kat ihtarının tebliğine ilişkin tebligat geçerli olup, davalı borçluya hesabın kat ihtarı 21.07.2005 tarihinde tebliğ edilmiş olduğundan tanınan 2 gün ödeme süresi de ilave edilmek sureti ile borçlunun 24.07.2005 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşıldığından anılan tarih itibariyle temerrüt faizi uygulanması gerekirken takip tarihinden temerrüt faizi uygulanmak sureti ile borcu belirleyen bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davacı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.