YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4126
KARAR NO : 2010/11217
KARAR TARİHİ : 13.10.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av….e davalı vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkilinin işletmesinde kullanılan elektrik düzeneğinin 21.9.1994 tarihli tesisi sırasında akım trafosunun 40/5 A (çarpan oranı 840) olarak hesaplandığını; 14.6.2008 tarihindeki kontrolde bunun 50/5 A (çarpan oranı 1050) olduğunun anlaşıldığını ve davalı yanca 3.10.2008 son ödeme tarihli 119.508,40 TL.lik fatura düzenlendiğini; geriye doğru 14 yıllık tahakkukun zamanaşımı nedeniyle hatalı olduğunu, abonelik sözleşmesinin 21.2.2006’da düzenlenmesi nedeniyle önceki borçtan sorumlu tutulamayacaklarını ve hatalı ölçüm nedeniyle yapılacak ek tahakkukun Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin 20 nci maddesi uyarınca en fazla geriye doğru iki dönem için hesap yapılabileceğini iddia ederek faturadan dolayı borçlu bulunmadıklarının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava dışı Yusuf Uz’un davacı şirketin yönetim kurulu başkanı ve temsilcisi olduğunu, abonelik sözleşmesinin adı geçenle yapıldığını ancak davacının bu abonelik dönemindeki borçtan da sorumlu olduğunu, somut olayda bir ölçüm hatası bulunmadığından Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin 20 nci maddesinin uygulama yeri bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre akım trafosunun çarpan oranındaki farklılık nedeniyle davacının kullandığı enerji miktarının hatalı belirlendiği, davalının da sarfiyat nedeniyle alması gerektiği halde bu fark tutarını almadığı ve davacının sebepsiz zenginleştiği; on yılı aşan süreye ilişkin istemde bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının 7.396,50 TL.den borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı şirket vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına hükmolunan 750,-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 13.10 .2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.