YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4140
KARAR NO : 2010/14430
KARAR TARİHİ : 16.12.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 8.12.2009
Nosu : 335-706
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında bayilik sözleşmesi akdedildiğini, davalı yanın sözleşme hükümlerine aykırı davranması üzerine müvekkilince sözleşmenin feshediliğini ve ilgili maddeleri uyarınca tazminat haklarının doğduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ceza-i şart, kâr mahrumiyeti ve itibar kaybı kalemlerden oluşan toplam 10.000.-USD tazminatın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki YTL.karşılığının davalıdan tahsiline, istasyonun tahliyesine ve ariyet olarak teslim edilen malların davalıdan alınıp müvekkiline teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının doğru olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Yargılama sürerken, davacı vekili ıslah talebinde bulunarak toplam 50.000.-USD’nin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki YTL.karşılığının davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanca kanıtlanan davanın kısmen kabulüyle 42.000.-USD ceza-i şart ve 5000.-USD kâr mahrumiyeti olmak üzere toplam 47.000.-USD’nin 8.000.-USD’sine dava tarihi, bakiye kısma ıslah tarihi olan 16.9.2008 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca yasal faiz işletilerek davalıdan tahsiline, davacının sözleşmenin 19/5.maddesi uyarınca ticari itibar kaybına ilişkin tazminat isteminin reddine, ariyet sözleşmesi ile davalıya teslim edilen malların sözleşmenin 4/2.maddesi uyarınca davacıya aynen teslimine, mümkün olmadığı takdirde İİK.nun 24.maddesinin infazda gözönüne alınmasına, davalının davaya konu taşınmazdan tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bir kök ve iki adet de ek rapor alınmıştır. Davalı bu raporlara karşı gerekçelerini de göstermek suretiyle ayrıntılı olarak itiraz etmiştir. Davalı başka firmalara ait mal satmadığını savunmaktadır. Mahkemece davalının başka marka mal sattığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de bunun hangi delile dayandırıldığı karar yerinde gösterilmemiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 19/1-4.maddesi uyarınca kâr mahrumiyeti talep edebilmesi için davalının başka şirketlere ait mal sattığının ve böylece sözleşmeye aykırı davrandığının davacı yanca kanıtlanması gerekmektedir. Bu durumda mahkemece davalının itirazları da değerlendirilerek uzman kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak iddia, savunma ve sözleşme hükümleri çerçevesinde uyuşmazlığın değerlendirilmesi yönünden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, dava dilekçesinde TL.üzerinden talepte bulunulmuş olmasına rağmen mahkemece USD üzerinden hüküm tesisi de HUMK.nun 74.maddesine aykırılık oluşturmuştur.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.