YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4187
KARAR NO : 2010/12962
KARAR TARİHİ : 11.11.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu olan bonolardan 02.08.2007 vade tarihli ve 23.000 TL bedelli olanının mükerrer olarak takibe konulduğunu, 01.09.2007 vade tarihli ve 8.000 TL bedelli olanının ödenmiş olduğunu belirterek, müvekkilinin bu bonolardan dolayı borçlu bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarını yazılı belge ile kanıtlaması gerektiğini, ayrıca davacının borcu kabul ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda, taraflar arasında geçersiz bir şekilde yapılan satış sözleşmesine göre davacının davalıya araç bedeli olan 23.000 TL bedelli bono verdiği, ancak davalının araç devrini yapmadığı, bu nedenle davacının bu bonodan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya incelendiğinde, davacının Orhan Gazi İcra Müdürlüğünün 2008/616 esas sayılı icra dosyasında bulunan alacaklı vekili ve icra müdürünün huzurunda imzaladığı 17.04.2008 tarihli tutanakta “toplam borcum olan 42.961.02 TL’nın tamamını 15.05.2008 tarihinde ödemeyi kabul ve taahhüt ederim.” şeklinde beyanı olduğu görülmektedir.
Davacı borçlunun bu beyanı dikkate alınmadan ve tartışılmadan sadece sözleşme hükümleri değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.