YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4224
KARAR NO : 2010/7164
KARAR TARİHİ : 09.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :25/12/2009
Nosu : 2007/884-2009/990
Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı asil, vekalet ücreti alacağının tahsili amacıyla yapılan iflas yoluyla takip sırasında davalının ödeme emrine itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının kaldırılarak iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının haklı nedenle müvekkili tarafından azledildiğini, bu nedenle vekalet ücretine hak kazanamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davalıya vekaleten takip ettiği … 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/1027 Esas sayılı dosyasında satılan malların karşı tarafa teslimine ilişkin sevk irsaliyesinde adı geçen …’ın davalı yanın çalışanı veya yetkilisi olup olmadığının araştırılması konusundaki beyanında böyle bir araştırma talebinde bulunmadığı, ilk bakışta bu beyan nedeniyle davanın kısmen reddedildiği şeklinde bir sonuç çıkıyorsa da gerçekte dava açılırken alacak miktarının şişirildiği, davacının bu durumu müvekkili ile daha önce görüştüğünün sunulan elektronik posta metninden anlaşıldığı, kaldı ki yapılan araştırmada …’ın anılan davanın davalısı olan şirketin çalışanı veya yetkili temsilcisi olmadığı, bu nedenle azil sebebinin haklı olmadığı, davalının depo emrine uyarak borcunu ödediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, davalıya vekaleten takip ettiği … 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/1027 E. sayılı dosyasında satılan malların karşı tarafa teslimine ilişkin sevk irsaliyesinde adı geçen …’ın davalı yanın çalışanı veya yetkilisi olup olmadığını araştırılmasını talep etmemesi karşısında, davacı avukatın azledilmesinin haklı sebebe dayanmakta olduğunun kabulü gerekir.
Azil her ne kadar haklı ise de, davacının üstlendiği işi azil tarihine kadar davalı vekil eden lehine takip edip getirdiği, davalının, davacının azil tarihine kadarki emek ve mesleki bilgisinden yararlandığı, davacının davranışı nedeniyle davalının herhangi bir zarara uğramadığı da anlaşıldığından, davacı sözleşmeye göre ücret isteyemez ise de, HGK’nın 23.9.1987 tarih, 1987/3-188 E, 657 K sayılı ilamında belirtildiği gibi, davacının sarfettiği emeği, mesaisi, üstlendiği işi getirdiği durum nazara alınarak uygun bir ücretin takdir ve tayin edilmesi hakkaniyete uygun olacaktır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 09.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.