YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4437
KARAR NO : 2010/7170
KARAR TARİHİ : 09.06.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
Tarih : 7.1.2010
Nosu : 75-8
Davacı vekilince hasımsız olarak açılan flasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde bir kısım müdahiller vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, gıda ürünleri konusunda faaliyette bulunan müvekkilinin ekonomik krizden dolayı borca batık hale geldiğini, sunulan iyileştirme projesi çerçevesinde uygulanacak tedbirlerle ıslah edilmesinin mümkün olduğunu belirterek davacının iflasının 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının borca batık olduğunun ve iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğunun bilirkişi raporlarıyla tespit edildiği, şirketin faaliyetlerine devam ettiği, alacaklıların haklarının korunduğu belirtilerek şirketin iflasının bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiş, hüküm müdahiller İş Bankası, TEB, Finans Katılım Bankası ve Yapı Kredi Bankası vekillerince temyiz edilmiştir.
1-İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile malî durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; özet olarak şirketin borca batık olduğu, iyileştirme projesinin somut ve gerçek olduğu, şirketin yüksek satış oranlarına rağmen, satış maaliyeti ve finansman giderlerinin yüksekliği nedeniyle kâra geçemediği belirtilmiş olup, mahkemece bu bilirkişi raporu hükme esas alınarak iflasın ertelenmesine hükmedilmiştir.
İyileştirme projesinde, şirketin tek eksikliğinin işletme sermayesi olduğu vurgulanmasına rağmen şirkete yeni ortak alınması, sermaye artırımı ya dış kaynak sağlanması gibi somut tedbirler öngörülmemiş, iflas erteleme süresi içinde oluşturulacak işletme sermayesi ile şirketin ıslah edilmesi ve borçların 4 yılda ödenmesi planlanmıştır. Mahkemece, genel ve soyut nitelikteki, gerekçeleri de Yargıtay denetimine elverişli şekilde açıklanmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek söz konusu projenin ciddi ve inandırıcı olduğunun kabulü suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
O halde mahkemece yapılacak iş, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve bu konuda ehil bilirkişilere inceleme yaptırılarak iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olup olmadığının tespiti suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden müdahiler vekillerinin temiyz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 9.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.