Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/4740 E. 2010/11778 K. 21.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4740
KARAR NO : 2010/11778
KARAR TARİHİ : 21.10.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekili … tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı aleyhine bakiye fatura borcu, faiz ve fer’ilerinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline, %40’tan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bahsi geçen alacak ve bu alacağın konu olduğu fatura ve borcun Bozyazı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/51 Esas sayılı dosyası ile karara bağlandığını, kararda alacağın faizsiz olacağının öngörüldüğünü, anılan kararda belirlenen tutarın tevdii mahalli tayini suretiyle davacıya ödendiğini bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, iş bu davaya esas icra takibine konu davacı tarafından davalıya düzenlenen fatura hakkında davalı yanca açılan menfi tespit davasının retle sonuçlandığı, bu dosyada hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksik tahakkukun …’tan kaynaklanması nedeniyle borca gecikme cezasının uygulanamayacağının ifade edildiği, bu karardan sonra davalı tarafından asıl alacak tutarının tevdii yeri tayini ile 13.10.2008 tarihinde davacı kuruma ödendiği, fatura bedeline gecikme zammı uygulanamayacağı halde 10.10.2003 olan son ödeme tarihinden davalının ödeme tarihine kadar işleyen gecikme faizinden ve KDV’sinden davalının sorumlu olduğu, davacının davalının ödemesini BK’nun 84.maddesi gereğince öncelikle faize mahsup edebileceği, bu tutarın da mahkemece alınan hesap bilirkişileri raporuyla belirlendiği gerekçeleriyle davalının icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına, alacak likit olmakla asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, takip talebinde reeskont faizi ile tahsil isteminde bulunduğu gibi dava dilekçesinde de borcun sebebinin faturaya istinaden tahakkuk eden miktar olup, faizin de reeskont faizi olduğunu belirtmiştir.
Bu durumda mahkemece davacı tarafın talebi gibi fatura bedeline son ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanıp, bulunacak tutardan davalının ödeme tutarının tenzili ile takip tarihi itibariyle davalının borçlu olup olmadığının tespit edilmesi ve takip tarihi itibariyle de bakiye borç tutarının tespiti halinde takip tarihinden itibaren yürürlükte bulunan reeskont faiz oranı üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken, avans faiz oranları uygulanmak suretiyle hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yanın öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.