YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4774
KARAR NO : 2010/8486
KARAR TARİHİ : 06.07.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki ayıplı servis hizmetlerinden doğan maddi manevi tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, davacının satın aldığı aracın … süresi bittikten sonra arızalanması sonucu verilen ayıplı servis ve bakım hizmetine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili, yetki ve görev itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da aracın teslim tarihinin 12.5.2000 olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, BK.nun 198.maddesi gereğince sorumluluklarının olmadığını, davada 4077 Sayılı Yasanın uygulanamayacağını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, Tüketici Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, Dairemizin 3.4.2006 tarih, 2006/3432 Karar sayılı kararı ile 4077 Sayılı Yasanın uygulanması için taraflardan en az birinin tüketici olması gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yargılama yapılarak toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulüne, 150.00.-TL maddi zararın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin temyizinin incelenmesinde; 21.7.2004 tarih 25529 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 1.250.00.-TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra (15.1.2008) verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün, ¾ Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin, mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalının peşin harcının istek halinde iadesine, 06.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.