Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/5006 E. 2010/12148 K. 27.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5006
KARAR NO : 2010/12148
KARAR TARİHİ : 27.10.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı-karşı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-karşı davalı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-
Davacı vekili müvekkili ile davalı arasında kömür alım satımı konusunda akdedilen sözleşme uyarınca toplam 33.000,-USD para gönderdiklerini, davalının bu bedele mukabil 20.497,-USD tutarında kömür sevkettiğini, 2.450,-USD’yi nakten geri verdiğini ve 10.053,-USD.nin davalı uhdesinde kaldığını; bu bedelin TL karşılığı olmak üzere 13.621,80 TL.nin tahsili için girişilen icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacının iddiasına dayanak teşkil eden 15.000,-USD.lik bir havale girdisinin hesaplarında bulunmadığını, davacının dekontu ne şekilde ele geçirdiğinin bilinemediğini, müvekkilinin bir yetkilisinin, zaten müvekkiline ait olan bu parayı hesaba yatırdığını, İskenderun’daki davalının Ağrı’dan yapılan havaleyi kendine maledemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine, karşı dava olarak 2.762,90 TL.nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre havale işleminin davalı şirketin bir iç hesap hareketi olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, davalı-karşı davacı şirketin kömür ticareti nedeniyle alacaklı bulunduğu 2.762,90 TL.nin davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davacı-karşı davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı-karşı davalı diğer yana 15.000,-USD tutarındaki parayı havale ettiğini ve dekont aslının da elinde bulunduğunu ileri sürmektedir. Havale işlemini ispatlayan dekontun davacı elinde bulunması, havalenin davacı yanca yapıldığına karine teşkil eder. Davalı önce bu paranın hesaplarına aktarılmadığını, sonrasında ise kendi elemanlarınca yatırıldığını savunmaktadır. Bu durumda mahkemece ispat yükünün davalı-karşı davacıda olduğunun kabulü ile, adı geçene havalenin ne şekilde yapıldığının kanıtlanması için imkan sağlanmak ve varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet olmadığı gibi, Türk Ticaret Kanunu’nun 83 üncü maddesindeki açık düzenlemeye aykırı biçimde, usulüne uygun tutulmamış defter sahibine tamamlayıcı yemin verdirilmesi de kabul şekli itibariyle doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı-karşı davalı şirket yararına hükmolunan 750,-TL vekâlet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak diğer yana verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.