YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5057
KARAR NO : 2010/8897
KARAR TARİHİ : 14.07.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki şahsi iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, …’ın eski yönetim kurulu üyeleri olan davalıların kanuna aykırı karar ve işlemleriyle bankayı zarara uğrattıklarını, 5 adet şirkete finansman sağlamak amacıyla bu şirketlerin borcunu … eden rehin sözleşmesi imzaladığını, gayri nakdi kredi niteliğindeki bu işlemlerle ilgili yönetim kurulu kararı bulunmadığını, 5 şirketin kullandığı kredinin gerçekte … tarafından kullanıldığının anlaşıldığını belirterek 25.233.532.769.571.TL’lik banka zararından dolayı davalıların iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin bankayı zarara uğratmadığını, kullanılan kredinin bankaya sermaye olarak döndüğünü, bankanın TMSF’ye devrine neden olacak bir işlem yapılmadığını belirterek davanın reddini ayrı ayrı savunmuşlardır.
Mahkemece, bir kısım firmaların yurt dışından finanse edilmesinde … A.Ş’nin kaynaklarının kullanıldığı, …’ın satın aldığı ve BGBI nezdinde tutulan tahvillerin rehin işlemleriyle ilgili yönetim kurulu kararı alınmadığı yönetim kurulu veya kredi komitesi kararı alınmaksızın 3182 sayılı Bankalar Kanunun 52/1 maddesi hükmüne aykırı olarak banka kaynaklarının kullandırıldığını, davalıların kusurlu ve kanuna aykırı karar ve işlemlerle …’ı 25.233.532.77 YTL zarara uğrattıkları, ancak verilen zararın bankanın faaliyetinin durdurulmasına ve TMSF’ye devrine etkisi olmadığı belirtilerek davanın reddine hükmedilmiş, karar davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-TMSF’nin temyiz itirazlarına gelince; davalıların kusurlu ve kanuna aykırı karar ve işlemleri ile …’ı zarara uğrattıkları mahkemenin kabulünde ise de verilen zararın bankanın faaliyetinin durdurulmasına ve TMSF’ye devrine etkisi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Mahkemece, ilk bilirkişi kurulunun kök ve ek raporlarına itibar edilmeyerek, ikinci heyetten konu ile ilgili olarak rapor alınmıştır. İkinci bilirkişi kurulunun kök ve ek raporlarında özetle; davalıların kusurlu ve kanuna aykırı karar ve işlemleri ile …’ı zarara uğrattıkları, davalıların verdikleri 47.390.030,84 USD’lik zararın, …’ın Fon’a devir tarihi itibarıyla ilân edilen 498,5 milyon dolarlık toplam zararının %9,51’ini oluşturduğu vurgulanarak adı geçen Banka’nın Fon’a devrine etkili olduğu belirtilmiştir. Bu durumda konunun özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi görüşüne başvuran mahkemenin, ayrıntılı ve yeterli gerekçeyi içeren bilirkişi görüşüne itibar etmeyerek, kendisini bilirkişi yerine koymak suretiyle ve yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 14.7.2010 günü oybirliği ile karar verildi.