YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5187
KARAR NO : 2011/889
KARAR TARİHİ : 31.01.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, … İcra Müdürlüğünün 2006/234 Esas sayılı dosyasında dava dışı … … tarafından müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, söz konusu takip dosyasındaki takip alacaklısının vekilinin … bu eldeki davanın davalısı …’in ağabeyi Av…. olduğunu, takip dosyası borcunun haricen alacaklısına ödenmesine rağmen Av….’in takibi devam ettirerek müvekkilinin maaşına haciz koydurduğunu, müvekkilinin Av….’e icra dosyasındaki avukatlık ücretine binaen 2.000.00.-TL. bedelli bonoyu verdiğini, bonoda alacaklı olarak … isminin yazıldığını, ancak bu bononun icraya verilmesi sırasında … ismi çizilerek davalı … isminin yazıldığını, müvekkilinin davalıyı tanımadığı gibi, hiçbir alışverişinin de bulunmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu senette tahrifat olmadığını, davacının takibe süresi içerisinde itiraz etmediğini, takibin kesinleştiğini, yanlış yazılan ismin borçluların huzurunda düzeltilmesi ve bu halde senedin imzalanmasının söz konusu olduğunu, senedi düzenleyen …’ın Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinde bu yönde beyanda bulunduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, takip konusu bononun yasal bir unsurunda yapılan değişikliğin borçlu tarafından paraf edilmedikçe borçluyu bağlamayacağı, HUMK.nun 298.maddesi uyarınca senette bulunan çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkarı halinde yok hükmünde sayılacağı, bu itibarla takibe konu bonoda lehdar ismi çizilip davalının ismi yazılmış ise de, takibe konu bononun davacı borçlu yönünden bağlayıcılığının kalmadığı, davalı vekilinin verilen kesin süre içerisinde yemin teklif hakkını kullanmadığı, davalının haksız ve kötüniyetli takipte bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının takibe konu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının İİK.nun 72/5.maddesi uyarınca % 40 oranında kötüniyet tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 31.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.