Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/5246 E. 2011/1331 K. 07.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5246
KARAR NO : 2011/1331
KARAR TARİHİ : 07.02.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 12.5.2009
No : 322-183
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin işyeri satış ve devir sözleşmesinden kaynakalanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip dayanağı belgede davacının imzasının bulunmadığını, bu nedenle söz konusu belgenin sözleşme olarak kabul edilemeyeceğini, geçersiz sözleşmeye dayalı takipte bulunamayacağını, ayrıca bahse konu marketin müvekkiline teslim edildiğini ve satış bedelinin de davacıya ödendiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre takibe dayanak yapılan sözleşmenin taraflarca birlikte imzalanmadığı, bu hali ile tarafları bağlayıcılığının bulunmadığı, devir alınan iş yerinin bedelinin tamamının ödenmesinden sonra kira parası adı altında bir bedel istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davalı tarafından imzalanan davaya konu iş yeri satış ve devir sözleşmesinin 3/d maddesinde “en son senet 30 Nisan 2006′ da bitecektir. Bu senedin bitiminden sonra her ay 500 $’ ı ( beşyüz ABD $ ) kirayı YSM adına … …’a ödeyecektir.Bu durum …’ in işyerini çalıştırdığı müddetce devam edecek 3. şahıslara devrinde yada işi bırakınca sona erecektir.” hükmü yer almaktadır. Anılan sözleşme davacı tarafca takibe konu edimiş ve bir örneği dosyaya sunulmuştur . Sözleşme altında davacının imzası bulunmamakta ise de davalı anılan sözleşmeyi imzalamış ve sözleşme içeriğinde yer alan işletmeyi devralıp devir bedelini ödediğini savunmuştur.Başka bir anlatımla davalı sözleşme kapsamını inkar etmemiştir. Bu durumda mahkemece sözleşmenin 3/d maddesi uyarınca davalının ödemeyi taahhüt ettiği kira bedelinden sorumluluğu hususunun anılan hüküm çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 7.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.