YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5248
KARAR NO : 2011/1332
KARAR TARİHİ : 07.02.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 16.12.2009
No : 35-479
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüdü
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı … Ltd. Şti’ nin müvekkilinin abonesi olup elektirik borçlarını taksitlendirdiğini, davalının da protokolde kefil olarak imza attığını, davalının ayrıca bono imzaladığını, taksitlerin ödenmediğini, protokole göre alacağın tamamının muaccel hale geldiğini, diğer yandan taksitlendirme süresince de ödenmesi gereken mer’ i dönem faturalarının da ödenmediğini, davalının ödenmeyen bu borçlardan da kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu, takip tarihinde borcun 52.858.03 TL olduğunu, davalının takipten sonra 5.000 TL ödeme yaptığını, ayrıca müvekkili kuruma müracaat ederek müracaat tarihi itibariyle tüm borcu icra masrafları, gecikme zammı ve KDV ile birlikte 54.055.20 TL olarak kabul ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, takip dosyasında borcun sebebinin 25450 nolu elektrik abonesi gösterdiğini, protokolden ve bonodan bahsedilmeden takip başlatıldığını, kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu belgelerin takibe konu edilmediğini, müvekkilinin kefaletinin adi kefalet hükmünde olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delilere ve bilirkişi raporlarına göre, davalının taksitlendirme protokolünü kefil sıfatıyla imzaladığı, sorumluluğunun protokoldeki taksit ödeme planında öngörülen elektrik tüketim bedeli olan 27.006.26 TL ve bu miktarın muaccel hale geldiği 15.10.2006 tarihinden 21.2.2007 icra takip tarihine kadar işlemiş gecikme cezası ve bu gecikme cezasının KDV’ si ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve davalının % 40 oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı, davaya konu … İcra Müdürlüğünün 2007/122 esas sayılı dosyasında aleyhindeki takibe itiraz etmiş ise de dava tarihinden önce davacıya hitaben vermiş olduğu 15.3.2007 tarihli dilekçesiyle itirazından vazgeçtiği ve dosya borcunu tamamen ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda davalının davadan önce itirazını geri almış olması nedeniyle davacının iş bu itirazın iptali davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekirken bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının tüm, davalının sair tamyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine 07.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.