YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5425
KARAR NO : 2011/203
KARAR TARİHİ : 18.01.2011
Mahkemesi :Sulh HukukMahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı temsilcisince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, ihale ile orman emvali satışından kaynaklanan iki ihale arasındaki bedel farkı ile ek zararın KDV’si ve faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Davalı duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde iki ihale arasındaki fiyat farkının 139,36 TL şartnamenin 14/a maddesi uyarınca hesaplanan ek zararın 219,13 TL olduğu, her iki değer üzerinden KDV’nin hesaplanması gerektiği, ek zarar gecikme cezası niteliğinde olduğu için bu kaleme faiz yürütülemeyeceği gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, iki ihale arasındaki bedel farkı olan 139,36 TL ile ek zarar olan 219,13 TL olmak üzere toplam 358,49 TL’nin KDV’si ile birlikte davalıdan tahsiline, 139,36 TL’ye 13.07.2007 tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı temsilcisince temyiz edilmiştir.
Dava konusu “Yakacak Odun İçin Vadeli Açık Artırmalı Satış Şartnamesi”nin 14/a, b ve c maddelerinde üzerinde ihale kalan kişinin yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve ihale bedelini yatırmaması halinde sorumluluğunda bulunan hususlar ayrı ayrı belirtilmiştir. Uyuşmazlığın çözümlenmesinde anılan şartname hükmünün değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece belirtilen şartname hükmündeki hususların değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek dosya kapsamına uygun olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmadığı gibi, şartnamenin 14/c maddesindeki hükmün de zarar kapsamında değerlendirilerek belirlenecek zararın tümüne faiz yürütülebileceği gözetilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken belirtilen şartname hükmündeki gecikme cezasının faiz niteliğinde kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.