Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/5435 E. 2011/1837 K. 15.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5435
KARAR NO : 2011/1837
KARAR TARİHİ : 15.02.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 17.02.2010
No : 67/55
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, ticari satıştan kaynaklanan faturalara dayalı bakiye alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, iddiaya konu 10.110,24 TL’lik ve 21.712,00 TL’lik faturalara karşılık davacıya 20.000,00 TL ödendiğini, ancak teslim edilen mutfakta ocak ve davlumbazın çalışmadığını, fırının ise hiç teslim edilmediğini, bakiye bedelin kötüniyetli olarak icra takibine konu edildiğini belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsili gerektiğini savunmuş, daha sonra verdiği dilekçede 16.07.2008 tarihli 10.110,24 TL’lik faturaya konu malların hiç teslim edilmediğini, teslim edilen mallarla ilgili 11.07.2008 tarihli 203725 nolu fatura bedelinin ödendiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, dosya ile davacı defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalı yanın teslim edilmediğini savunduğu 16.07.2008 tarihli faturaya ilişkin sevk irsaliyesinde teslim alan imzasının bulunmaması nedeniyle teslim konusunda ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacı tarafın teklifi üzerine davalı şirket temsilcisi tarafından eda edilen yemine göre davacı yanın teslim olgusunu ispat edemediği, 11.07.2008 tarihli 21.712,00 TL bedelli faturaya konu malların teslimi konusunda ihtilafın bulunmadığı, 20.000 TL ödeme yapıldığı, kalan 1.712,00 TL’lik kısmının ödendiği hususunu davalı tarafın ispat edemediği, kısmi ödemenin yapıldığı, 5.9.2008 tarihinden takip tarihine kadar işleyen yasal faizin 29. 96 TL olduğu gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile takibin 1.712,00 TL asıl alacak ve 29,96 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.741,96 TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz yürütülmesine, asıl alacağın %40’ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili, 7.12.2009 havale tarihli dilekçesinin (3) nolu bendinde dava konusu faturalarda yazılı malları teslim aldığını, buna karşılık davacıya 20.000 TL ödeme yapıldığını, ancak teslim edilen mallardan bir kısmının ayıplı çıktığını ve bir takım eksiklikler bulunduğunu, faturalar kapsamında bulunmayan fırının hiç teslim edilmediğini, bu nedenle bakiye borcun ödenmediğini savunmuştur. Davalı vekilinin bu beyanları karşısında artık faturaya konu malların teslim edilip edilmediği yönünde araştırma ve inceleme yapılması doğru olmadığından yerel mahkemenin 10.110,24 TL’lik fatura kapsamındaki malların teslim edildiğinin davacı yanca kanıtlanamadığı yolundaki gerekçesinde isabet görülmemiştir. Bu konuda teklif edilen yemin de icapsız olduğundan hükme esas alınması usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, mahkemece davalı vekilinin 7.12.2009 tarihli cevap dilekçesinin (3) nolu bendindeki beyanlarının ispat yükü üzerindeki etkisi değerlendirilerek ispat yükünün doğru biçimde tespiti ve deliller eksiksiz olarak toplandıktan sonra hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.