Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/5536 E. 2010/10109 K. 22.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5536
KARAR NO : 2010/10109
KARAR TARİHİ : 22.09.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
Tarih : 2.2.2009
Nosu : 322-61
İflas erteleme talebinde bulunan: … İnş.Taah. Makine Turz. Vek.Av….

Davacı tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde iflas erteleme talebinde bulunan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

İflas erteleme talebinde bulunan vekili müvekkili şirketin otelcilik, toptan ve perakende mobilya satışı işleriyle iştigal ettiğini, yaptığı yatırımlar sonucunda bankalara borçlanarak borçlarını ödeyemez duruma geldiğini, pasifinin aktifini geçtiğini, ekte sunulan iyileştirme projesi çerçevesinde uygulanacak tedbirlerle ıslahının mümkün olduğunu belirterek şirketin iflasının 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, denetime elverişli ve ayrıntılı bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, iyileştirme projesinin gerçekçi olmadığı, hedeflenen gelire ulaşılmasının mümkün bulunmadığı özellikle turizm sektöründeki ve Didim koşullarındaki gerçekler dikkate alındığında iyileştirme projesinin uygulanamayacağı belirtilerek iflasın ertelenmesi talebinin reddiyle şirketin iflasına hükmedilmiş, karar iflas erteleme talebinde bulunan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile malî durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda şirketin iflâsının uygun olabileceği belirtilmiş, mahkemece bu bilirkişi raporu hükme esas alınarak iflasa hükmedilmiştir.

…/…

S:2

Karar No . 2010/10109

Sermaye şirketinin veya kooperatifin borca batık olması hâlinde iflâsını veya iflâsın ertelenmesini düzenleyen İcra ve İflâs Kanununun (İİK) m.179 ve Türk Ticaret Kanununun 324’üncü maddesinde bu istemin ilânına ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. İflâsın ertelenmesi kurumu, erteleme talebinde bulunan şirketin menfaati göz önüne alınarak düzenlenmişse de alacaklıların menfaatleri de korunmalıdır. Bu nedenle şirket borçlarının muvazaalı olarak aktiften fazla olması sonucunu doğuracak kötü niyetli davranışların önüne geçmek ve sermaye şirketinin borca batık olup olmadığını, iyileştirme projesinin yeterli bulunup bulunmadığını alacaklılara kanıtlama olanağı vermek amacıyla iflâsın ertelenmesi talebinin İİK’nın m.166,II hükmündeki usulle ilân edilmeli, ilân üzerine borca batıklık durumu ve iyileştirme projesine itiraz eden alacaklıların sunduğu deliller de değerlendirilip erteleme koşullarının olup olmadığı araştırılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Öte yandan yukarıda belirtilen sebeplerle yargılama sırasında müdahale isteminde bulunan alacaklıların, bu talepleri hakkında mahkemece bir karar verilmesi zorunludur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 22.9.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Aslı gibidir.