YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5579
KARAR NO : 2011/3457
KARAR TARİHİ : 17.03.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında 05.1.1990 tarihinde Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, ancak davalının 5.3.2008 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi haksız olarak fesih ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin karşı ihtarname ile feshin haksız olduğunu bildirerek davalının elinde bulunan Lpg tüplerinin depozito bedelleri ile cezai şart alacağının ödenmesini davalıdan talep ettiğini, ancak davalının ödemeye yanaşmadığını ileri sürerek davalı nezdinde bulunan tüplerin bedelleri, cezai şart alacağı ve mahrum kalınan kâr bedelinin faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili taraflar arasındaki sözleşmenin 4054 sayılı yasa ve 2002/2 sayılı tebliğe aykırı bir çok hükümler içerdiğinden geçersiz olduğunu, sözleşmenin adı geçen tebliğin 1.maddesine uygun hale getirilmediğini, sözleşmenin belirsiz süreli rekabet etmeme yükümlülüğü kapsamında olup tebliğin koruması altında bulunmadığını, müvekkilinin feshinin haksız değil, usulsüz fesih olduğunu, davacının bu nedenle mahrum kalınan kâr talep edebileceğini, zaten davacı şirketin sözleşmenin feshinden 15-20 gün sonra başka kişilere bayilik verdiğini, davacının cezai şart talebinin haksız olduğunu, davacının depozito bedelini talep ettiği tüpleri müvekkiline teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, bu tüplerin bedelinin davacı tarafa ödendiğini, bu nedenle isteyebileceği bir bedel de bulunmadığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığı, uyuşmazlığın davalı bayii tarafından yapılan feshin haklı olup olmadığı ve bu nedenle davacının istemlerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı, yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda feshin haklı olduğu, davacının istemde bulunduğu cezai şart, kar kaybı ve depozito bedellerine yönelik istemlerinin sözleşmenin 26,27,28 maddeleri uyarınca yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve her ne kadar mahkeme kararında davalı bayinin feshinin haklı olduğu belirtilmişse de bu hususun sehven karara yazıldığı, mahkeme kararına göre davalı bayinin feshinin mahkemece haksız kabul edildiği anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan, cezai şart ve kâr mahrumiyetine yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin depozito bedeline yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davacı tarafından davalı bayiiye 7.470 adet LPG tüpü teslim edildiği kabul edilmiştir. Davalı bu kadar tüpün teslim edilmesinin mümkün olmadığını, bu hususta irsaliyelerin mevcut olmadığını ve davacının tüpleri teslim ederken bedelini de tahsil ettiğini savunmuştur. Bu durumda mahkemece davalının bu savunmaları üzerinde durulup, davacının davalıya teslim ettiği tüplerin belgelerini celp edip, tüp bedellerinin teslim anında tahsil edilip edilmediği hususunda inceleme yapılıp tüm deliller birlikte değerlendirilip uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin depozito bedeline yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.