YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5598
KARAR NO : 2011/298
KARAR TARİHİ : 19.01.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle bu istemin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 9.12.2006 vade tarihli ve 12.000 YTL bedelli nakden kaydı bulunan senede dayalı olarak icra takibi yaptığını, takibin kesinleştiğini, ancak davalının kolluk ifadesinde müvekkiline araç satıp davaya konu senedi aldığını beyan ederek senet metnini talil ettiğini, bu nedenle ispat yükünün davalıda olduğunu iddia ederek senetten dolayı davalıya borçlu olunmadığına karar verilmesini, davalıya icra takibinden dolayı ödenen 7500 YTL’nin yıllık %25 faiziyle birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ödeme emri tebliğ edildikten 1 yıl sonra dava açıldığını ileri sürerek zamanaşımı itirazında bulunmuş, esasa cevabında ise davacının icra dosyasında maaşından kesinti yapılmasını kabul ettiğini beyan ederek davanın reddine, %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece istirdat davasının kabul edilmesinin, maddi hukuk kurallarına göre alınamayan paranın, cebri icra tehdidi altında kesinleşmiş bir takipten dolayı ödenmek zorunda kalınmasına bağlı olduğu davacının borca itirazda bulunmadığı gibi 12/09/2007 tarihinde icra dairesine giderek takipteki borcu kabul ettiğini beyan ettiği, ödeme taahhüdünde bulunan davacının bu taahhüdüyle bağlı olduğu, istirdat davasının kabulü için yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 19.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.