YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5644
KARAR NO : 2010/8091
KARAR TARİHİ : 24.06.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 26.12.2007
Nosu : 249-486
Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin 08.06.2000 tarihinde Etibank A.Ş.Söke Şubesi’nden Tüketici Kredisi kullandığını, krediye teminat olarak bu kredi ile satın alınan araç üzerine rehin tesis edildiğini, ayrıca müvekkiline ait taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin tüketici kredisi taksitlerini ödeyip, tüm kredi borcunu kapattığını, daha sonra aracını bir başkasına sattığını, satış sırasında araç üzerindeki rehnin kaldırıldığını, müvekkili tarafından taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması için davalı bankaya başvurduğunu, ancak ipoteğin kaldırılmadığını iddia ederek dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacı tarafın bankadaki tüm borcunun ödendiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ipoteğin davacı tarafın banka neznindeki tüm doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak verildiğini, davacının Etibank A.Ş.Söke Şubesi’nden 2077056 nolu hesabında 38 adet kullanılmış, iade edilmemiş çek yaprağı bulunduğu, davacının 2.280.-YTL.çek taahhüt riski bulunduğunu, bu nedenle ipoteğin fek edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacı tarafın Etibank Söke Şubesi hesabında 38 adet kullanılmamış, iade edilmemiş çek yaprağı bulunduğu, bu çeklerden dolayı davalı tarafın çek taahhüt riski bulunduğu, ipotek senedinin her türlü bankacılık işlemlerine ilişkin olduğu, ipoteğin kaldırılması koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının savunmasının aksine ellerinde çek karnesi olmadığını, davalı tarafın davacı yanda 38 adet çek yaprağı bulunduğu yönündeki iddiasının asılsız olup, bu yöne ilişkin davalı yanın herhangi bir delil sunmadığını ileri sürmüştür. O halde mahkemece bu yön üzerinde durulup, yeterli araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.