YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5647
KARAR NO : 2010/8094
KARAR TARİHİ : 24.06.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
Tarih : 03.11.2009
Nosu : 369-343
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı …-… Adi Ortaklığı ile davalı arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin sözkonusu adi ortaklıkta çalışırken bu ticari ilişki nedeniyle dava konusu iki adet senedin boş olarak verildiğini, daha sonra bu senet bedellerinin ödendiğini, buna rağmen senetlerin doldurularak bankaya tahsile verildiğini iddia ederek senetlerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve davacının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, yapılan ödemelerin dava konusu senetlerle bir ilgisi bulunmadığını, senet bedellerine ilişkin bir ödeme olmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre dava dilekçesinde belirtilen ödemelerin davaya konu senetlere istinaden yapıldığının davacı tarafça usulüne uygun ispat edilemediği, hatırlatılan yemin teklif hakkının davacı tarafça kullanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine, İİK.nun 72/4.maddesi gereğince 4.240.00.-TL.tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı tarafça sunulan ödeme belgeleri arasında olan 30.06.2006 tarihli banka dekontunda “… senedine mahsuben” açıklaması olup, dekontun dava konusu 5.000.00.-YTL.bedelli, 16.11.2005 tanzim tarihli senetten sonraki bir tarihi taşıdığı sabittir. Davalı taraf, bu ödemenin dava konusu senetlerle ilgisi bulunmadığını, ödemelerin başka bir borca yönelik olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece bu yön üzerinde durulup tartışılmadan ve yapılan ödemenin başka bir borca yönelik olduğu yönündeki savunmasını davalının ispatlaması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.