YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5652
KARAR NO : 2010/12809
KARAR TARİHİ : 10.11.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
Davacı vekili tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahillerden SGK, Vergi Dairesi, Vakıf Finansal Kiralama A.Ş.ve İş Finansal Kiralama A.Ş. vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
İflasın ertelenmesi talebinde bulunan vekili, mermer ve hayvan yemi üretimi alanında faaliyet gösteren müvekkili şirketin ekonomik kriz nedeniyle borca batık hale geldiğini, sunulan iyileştirme projesi kapsamında uygulanacak tedbirlerle müvekkilinin borca batıklıktan kurtulmasının mümkün olduğunu belirterek şirketin iflasının 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, rayiç değerlere göre yapılan tespitler uyarınca dilekçi şirketin borca batık olduğu, bilirkişi kurulunun projenin ciddi ve inandırıcı olduğu şeklinde görüş bildirdiği, kayyım raporlarının da aynı yönde olduğu belirtilerek dilekçi şirketin iflasının bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiş, hüküm müdahiller SGK, Vergi Dairesi, Akdeniz Elektrik A.Ş., Vakıf Finansal Kiralama A.Ş. ve İş Finansal Kiralama A.Ş. vekillerince temyiz edilmiştir.
1-İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile malî durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi kök ve 1. ek raporunda; şirketin borca batık olduğu, yeni ortak alınması ve sermaye artışı yapması hâlinde durumunun düzelebileceği, şirketin faaliyet konusu olan yem üretimiyle ilgili gelir artırıcı ve şirkete reel anlamda ekonomik iyileşme sağlayacak projesi bulunmadığı, dilekçi şirketin ortağı olduğu ve dilekçi şirkete fon aktarması beklenen … Mermer A.Ş.’nin de iflâs erteleme talebinde bulunmuş olması nedeniyle söz konusu beklentinin gerçekçi olmadığı belirtilmiştir. Aynı heyet tarafından düzenlenen ikinci ek raporda ise 400.000. TL sermaye artışının tamamının ödenmesinin iyiniyetli bir girişim olduğu, … Mermer A.Ş.’den dilekçi şirkete fon aktarılması ve pazarlama faaliyetlerinin artırılması hâlinde iyileştirme ümidinin mevcut olduğunun kabul edilebileceği belirtilmiş, mahkemece bu kök ve ek raporlar hükme esas alınarak dilekçi şirketin iflâsının ertelenmesine karar verilmiştir.
İflâsın ertelenmesi amacı şirketin borca batıklıktan kurtulup, mali durumunun düzeltilerek faaliyetlerine devam etmesinin sağlanmasıdır. Hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında, dilekçi şirketin faaliyet konusu olan yem üretimiyle ilgili gelir artırıcı ve ekonomik anlamda reel iyileşme sağlayacak bir projesinin bulunmadığı belirtilmiştir. İflâsın ertelenmesi talebinde bulunan … Mermer A.Ş.’nin ise kendisini borca batıklıktan kurtarıp dilekçi şirkete fon aktarmasını öngören tedbirin gerçekçi olmadığı kök ve 1.ek raporda açıklanmıştır. Bu durumda, sadece iyiniyetli olmanın ve sermaye artışında bulunmanın iflâsın ertelenmesi için yeterli olmadığı gözetilmelidir. Ayrıca 2. ek raporda söz konusu mermer şirketinden dilekçi şirkete fon aktarılması hâlinde iyileşme ümidinin devam edeceği belirtilerek önceki raporlarda ifade edilen görüşle çelişkiye düşülmüştür.
O hâlde mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar gözetilerek, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle müdahiller vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harçların istek hâlinde iadesine, 10.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi