Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/5758 E. 2010/11221 K. 13.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5758
KARAR NO : 2010/11221
KARAR TARİHİ : 13.10.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
İflasın ertelenmesi talebinde bulunan vekili, müvekkili şirketin akaryakıt, yem ve gübre ticareti ile uğraştığını, ekonomik kriz ve akaryakıt istasyonlarının bulunduğu güzergahta yapılan yol çalışmaları nedeniyle müvekkilinin borca batık hale geldiğini, sunulan iyileştirme projesi kapsamında öngörülen tedbirlerin uygulanması ile şirketin borca batıklıktan kurtulabileceğini belirterek, iflasının 1 yıl süreyle ertelenmesine, iflasın ertelenmesi kararı verilmediği takdirde de müvekkilinin iflasına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece denetime elverişli ve ayrıntılı bilirkişi kurulu raporuna göre iflas erteleme talebinde bulunan şirketin borca batık olmadığı belirtilerek iflasın ertelenmesi talebinin reddine hükmedilmiş karar iflasın ertelenmesi talebinde bulunan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile malî durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Bilirkişi kurulu raporunda, şirketin mali durumunun zayıf olmadığı, borca batık bulunmadığı, iyileştirme projesinin de ciddi ve inandırıcı sayılamayacağı belirtilmiş, mahkemece bu rapor hükme esas alınarak iflâsın ertelenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

İflasın ertelenmesinde, borca batıklığın tespiti sırasında kaydî değerlerin değil, rayiç değerlerin esas alınması gerekir. Bu amaçla, şirketin aktifinde yer alan tüm varlıkların rayiç değerlerinin (piyasa satış kıymetlerinin) mahkeme tarafından atanan, konusunda uzman yeminli bilirkişiler aracılığıyla tespiti gerekli olup, bilançoda kayıtlı değerler üzerinden varsayımlara dayalı olarak borca batıklık konusunda bir sonuca ulaşılması doğru değildir.
2- Sermaye şirketinin veya kooperatifinin borca batık olması hâlinde iflâsını veya iflâsın ertelenmesini düzenleyen İcra ve İflâs Kanununun (İİK) m.179 ve Türk Ticaret Kanununun 324’üncü maddesinde bu istemin ilânına ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. İflâsın ertelenmesi kurumu, erteleme talebinde bulunan şirketin menfaati göz önüne alınarak düzenlenmişse de alacaklıların menfaatleri de korunmalıdır. Bu nedenle şirket borçlarının muvazaalı olarak aktiften fazla olması sonucunu doğuracak kötü niyetli davranışların önüne geçmek ve sermaye şirketinin borca batık olup olmadığını, iyileştirme projesinin yeterli bulunup bulunmadığını alacaklılara kanıtlama olanağı vermek amacıyla iflâsın ertelenmesi talebinin İİK’nın m.166,II hükmündeki usulle ilân edilmesi, ilân üzerine borca batıklık durumu ve iyileştirme projesine itiraz eden alacaklıların sunduğu deliller de değerlendirilip erteleme koşullarının olup olmadığı araştırılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle iflâsın ertelenmesi talebinde bulunan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 13.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.