Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/5860 E. 2010/14737 K. 23.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5860
KARAR NO : 2010/14737
KARAR TARİHİ : 23.12.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :12.03.2010
Nosu : 369/94

Davacı tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile müdahil … vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
İflasın ertelenmesi talebinde bulunan vekili, yemek sektöründe faaliyette bulunan müvekkili şirketin ekonomik kriz nedeniyle borca batık hale geldiğini, sunulan iyileştirme projesinde öngörülen tedbirlerin uygulanmasıyla mali durumunu düzeltebileceğini belirterek dilekçi şirketin iflasının bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dilekçi şirketin borca batık olduğu, son bilirkişi ek raporu ile kayyım raporuna göre muhtemel gelirleri ile borca batıklıktan kurtulmasının mümkün olmadığı, iflasın ertelenmesi halinde alacaklıların haklarının korunamayacağı, dilekçi şirket tarafından sunulan iyileştirme projesi ile borca batıklık bilançosunun gerçek borç, gelir, maliyet ve nakit birikim unsurlarını yansıtmadığı belirtilerek iflasın ertelenmesi isteminin reddiyle şirketin iflasına karar verilmiş, hüküm dilekçi şirket vekili ile müdahil … AŞ.vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile malî durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi 4. ek raporunda şirketin borca batık olmadığı, aktiflerinin 1.543.987 TL fazla olduğu, 17.2.2010 tarihli kayyım raporuna göre 225.000. TL kıdem tazminatı borcunun pasifler arasında gösterilmediğinin anlaşıldığı, 30.9.2008 tarihli borca batıklık bilançosunun gerçeği yansıtmadığı, bu nedenle iflasın ertelenmesine ilişkin kök rapordaki görüşten farklı olarak iflâsın ertelenmesi isteminin reddi gerektiği belirtilmiş, mahkemece bu rapor hükme esas alınarak dilekçi şirketin iflâsına karar verilmiştir.
İflâsın ertelenmesinin amacı, borca batık sermaye şirketinin mali durumunu düzelterek borca batıklıktan kurtulmasının sağlanmasıdır. Borca batıklıktan kurtulma ise tüm borçların ödenmesi anlamına gelmeyip, rayiç değerlere göre aktifin pasiften fazla olmasını ifade eder. Bu durumda hükme esas alınan bilirkişi raporunda dilekçi şirketin borca batık olmadığının tespit edilmesine rağmen iflâsına hükmedilmesi isabetsizdir. O hâlde mahkemece, konusunda uzman yeni bir heyetten rapor alınıp, öncelikle şirketin borca batık olup olmadığının rayiç değerler üzerinden tespiti suretiyle ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, varılacak uygun sonuç uyarınca uygun bir karar verilmelidir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dilekçi şirket vekili ile müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 23.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.