YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5878
KARAR NO : 2011/1916
KARAR TARİHİ : 16.02.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 22.01.2008
No : 1-3
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında faturalar içeriğindeki malların müvekkilince davalıya satılarak teslim edildiğini, borca karşılık davalı yanca bono ve çekler verilmiş ise de, ödeme yapılmadığını, aleyhine girişilen takiplerden sonuç alınamaması üzerine taraflar arasında akdedilen protokol uyarınca davalının borcuna karşılık bir adet taşınmazı müvekkiline tapudan devrettiğini, bu tahsilat nedeniyle aynı protokol kapsamında aleyhine daha önce başlatılan icra takiplerinin davalıya temlik edilmesinin kararlaştırıldığını, bu temlikin alacak devri amacıyla belirlenmediği halde müvekkilince düzenlenen üç adet temliknameye dayalı olarak davalı tarafından müvekkili aleyhine takip başlatıldığını belirterek takibe konu 567.500.-TL tutardan dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında müvekkilince icra dosyasına 567.144.-TL ödemede bulunulduğundan bahisle bu meblağın ödeme tarihinden (29.12.2005) itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ederek davasını istirdat davasına dönüştürmüştür.
Davalı vekili, yanlar arasında akdedilen protokol uyarınca icra takiplerine konu alacağın müvekkiline temlik edildiğini ve bu nedenle müvekkilinin icra takibi başlatmakta haklı olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, protokol hükümleri de gözetilerek, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda icra takibi konusu yapılan senet borçlarının tasfiyesi amacıyla taraflar arasında protokol düzenlendiği, davalının borcuna karşılık davacıya taşınmaz devrini gerçekleştirmesine mukabil davacının daha önce davalı aleyhine başlattığı üç ayrı takibe konu alacağını davalıya temlik etmesi sonucunda borcun tasfiye edildiği, ancak bu temliklerin senet alacaklarının devri niteliğinde olmadığı, davalının bedelsiz kalmış bu temliknamelere dayalı ve haksız şekilde takip başlattığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve borçlu bulunmadığı halde ödediği 567.144.-TL’nin 29.12.2005 (ödeme tarihi)’den itibaren işleyecek değişen ve değişecek oranlarda yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 16.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.