YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6110
KARAR NO : 2010/11629
KARAR TARİHİ : 19.10.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalıya faturalar karşılığında satılan mallar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı, … Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek, yetki itirazında bulunmuş, esas savunmasında ise imza karşılığı mal teslim almadığını, faturalar bedelinden daha fazla miktarda banka kanalı ile davacıya ödemeler yaptığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre davacı şirketin davalıya üç adet irsaliyeli faturada belirtilen malları teslim ettiği, ama davalının borcunu ödediğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra dosyasına itirazının kısmen iptali ile 2.812.32.-TL.toplam alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya ait talebin reddine karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 11.01.2007 tarihli 29.01.2007 tarihli ve 20.2.2007 tarihli üç adet irsaliyeli faturadaki mal bedellerinin ödenmediğini, davalı hakkında takibe giriştiklerini, ama davalının yapılan takibe itiraz ettiğini iddia etmiştir.
Dosya içeriğinden bu faturalardan 29.01.2007 tarihli 63980 nolu 1.082.16.-TL.lik irsaliyeli fatura ile 20.2.2007 tarihli 64212 nolu 868.32.-TL.lik irsaliyeli faturada malı teslim alan olarak davalı … …’ın imzası bulunduğu, 11.01.2007 tarihli …nolu 861.84.-TL.lik faturada teslim alan imzasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda teslim alan imzası bulunmayan faturadaki malın davalıya teslim edildiğinin ispat külfeti, davacıdadır. Teslim alan imzasına havi iki fatura tutarı 1.950.48.-TL.olup, bu fatura tarihlerinden sonra davalının banka havalesi ile yaptığı ödeme tutarı da bu miktara yakındır. Bu halde havalede gösterilen bedellerin, mevut borcun tasfiyesine yönelik yapıldığının kabulü gerekir. Davacı tarafın davalının yaptığı ödemelerin dava konusu borçla ilgisi olmadığını, başka alacağa yönelik olduğunu iddia etmesine göre, bu iddiasını usulüne uygun yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Mahkemece açıklanan bu yönler gözetilmeden yazılı olduğu şekilde yetersiz inceleme ve gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ . Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.