YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6180
KARAR NO : 2010/8803
KARAR TARİHİ : 12.07.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı adına kayıtlı 28573 nolu aboneden kullanılan toplam 17 adet ödenmemiş fatura bedelinin tahsili için başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu bildirerek itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işyerinin 08.02.1996 tarihinde dava dışı …’ya devir edildiğini, devir alanın elektrik aboneliğini üzerine alması için …’a müracaat edilerek elektrik sayacının mühürlettirildiğini, ancak müvekkilinin muvafakatı dışında mührün kırılarak elektrik kullanımına devam edildiğinin öğrenilmesi üzerine, 19.11.1997 tarihinde …’a müracaat ederek gereğinin yapılmasının istendiğini, …’ın işlem yapmadığını ve başkasının kullandığı enerjinin bedelinin müvekkilinden istendiğini, halen mührün kırılmış vaziyette kaçak kullanımın devam ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, … İşletme Müdürlüğünden verilen cevapla mühürletme olayı ve aboneliğin iptali için müracaat olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.04.2003 tarihli, 2002/6820 Esas, 2003/4110 Karar sayılı ilamı ile davalının, işyerinin encümen kararı ile başkasına devredildiği, devir alan kişinin aboneliği üzerine alması için sayacı mühürlettiği, buna rağmen mührün kırılarak elektrik kullanımına …’ın göz yumduğu, 19.11.1997 tarihli 8601 sayılı dilekçe ile de …’tan gereğinin yapılmasını istediği, işlem yapmayan görevliler hakkında suç duyurusunda bulunduğu yönündeki savunmaları doğrultusunda araştırma yapılıp, gerektiğinde mahallinde keşif yapılarak mührün kırılıp kırılmadığı, kırıldıktan sonra enerji kullanılıp kullanılmadığı belirlenip, … kayıtları üzerinde de inceleme yapılarak 19.11.1997 tarihli dilekçenin verilip verilmediği, verilmiş ise ne gibi işlem yapıldığı ve Cumhuriyet Savcılığına yapılan suç duyurusunun da akibeti araştırılarak uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerektiği ve kabul şekli itibariyle de Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğinin 50/c maddesinin hatalı yorumlanarak gecikme zammını yanlış hesaplayan bilirkişi raporunun da hükme esas alınması doğru görülmemiştir gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre davalının davacı kuruma 19.11.1997 tarih, 8601 sayılı dilekçesi ile aboneliğin olduğu işyerini devrettiği ve elektriğin mühürletilmesini talep ettiği, ancak davacı kurumun bu tarihten sonra herhangi bir işlem yaptığına dair bilginin dosyada bulunmadığı, davalıdan sonra işyerini …’nun kullandığının taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı, bu haliyle davalının verdiği dilekçesinden sonraya ait dönemler için sorumlu tutulmasının mümkün olmayacağı, davacı kurumun davalıyı bu şekilde borçlandırmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu alacak 1998/4. dönem ile 1999/11. dönem arası 17 adet elektrik faturasından kaynaklanmaktadır. Davalının, dava konusu işyerinde 11.05.1993 tarihinde elektrik abonesi olduğu, işyerinin 08.02.1996 tarihinde davalı tarafından boşaltılarak Belediye Encümen kararı ile dava dışı …’ya devredildiği, ancak davalının aboneliğinin sona erdirilmediği dosya kapsamı ile sabittir. Davalı, 19.11.1997 tarihli dilekçe ile davacı idareye söz konusu işyerinde kaçak elektrik kullanıldığını bildirmiş ise de, bu dilekçede sözleşmenin feshedilmesine yönelik herhangi bir irade açıklaması bulunmamakla birlikte, davalı tarafından davacı idareye gönderilen 11.05.1999 tarihli ihtarnamede söz konusu yerdeki davalı adına kayıtlı aboneliğin iptal edilerek elektriğin kesilmesinin talep edildiği, ihtarnamenin davacıya 01.06.1999 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece davalının 01.06.1999 tarihinden önceki dönemlere ait elektrik borcundan kullanıcı ile birlikte abonelik sözleşmesi hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması, aboneliğin iptal edilmesi için yapılan başvurunun davacı idareye tebliğ edildiği, 01.06.1999 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin elektrik harcama bedellerinden sorumlu tutulmaması gerektiği gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ve somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.