Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/6247 E. 2011/804 K. 27.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6247
KARAR NO : 2011/804
KARAR TARİHİ : 27.01.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının fatura karşılığı aldığı malların bedelini ödemediği gibi alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, gerek faturaya konu malların gerekse faturanın müvekkili şirkete teslim edilmediğini, müvekkilinin davacıya bir borcu bulunmadığını, takip alacaklısının haksız ve kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin muhtelif boru ve demir emtiasını davalıya sattığı ve emtia bedellerinin tamamını alamadığı, davalının toplam 5.719.42.-TL.borcu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkindir.
Davalı mal almadığını, alacağa dayanak yapılan faturaların kendilerine tebliğ edilmediğini savunmuştur.
Bu durumda ispat yükü davacıda olup, davalıya mal satıp, teslim ettiğini ispatlaması gerekir.
Dava konusu malların teslimine ilişkin sunulan sevk irsaliyelerindeki imzaların davalı şirket yetkilisine ya da çalışanına ait olup olmadığının belirlenebilmesi için HUMK.nun 230 vd.maddeleri uyarınca davalı isticvap edilerek, irsaliyelerdeki imzaların kendisine ya da çalışanına ait olup olmadığı sorulup, gerektiğinde imza incelemesi yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.