Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/6291 E. 2010/14066 K. 09.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6291
KARAR NO : 2010/14066
KARAR TARİHİ : 09.12.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 16.03.2010
Nosu : 151-125

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av…. ile davalı vek.Av….’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacılar, satış dolayısıyla verilen ve dava dışı …’ın keşideci, kendilerinin kefil oldukları dava konusu bonolardan borçlu olmadıklarının tespitini ve ödenen bono bedellerinin istirdadını istemişlerdir.
Davalı, bonoların bedelsiz olmadığını kamyonun satış bedeline karşılık düzenlendiğini aracın …’a teslim edildiğini resmi satış yapılmadan aracın ölümlü bir kazaya karıştığını, bu nedenle trafik kaydının alıcı üzerine yapılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu dava konusu bonoların geçersiz araç satış sözleşmesi nedeni ile davalıya verildiğini, bonoların verilmesine sebep olan aracın davalı adına kayıtlı olduğu, bu nedenle davacıların borçlu bulunmadığının tespitine, ödenen bono bedellerinin davalıdan istirdadına, davalı icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğundan 9.240.00.-TL tazminatın davalıdan alınıp davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davacıların kefili bulunduğu sıralı senetlerin harici araç satışı nedeni ile davalıya verildiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.nun 72/5.maddesi gereğince dava, borçlu lehine hükme bağlanır ve borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa talebi üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsili ile tazminata karar verilir. Somut olayın özelliğine göre davalı icra takibinde haksız ise de kötüniyetli sayılamayacağı gözetilmeden tazminatla sorumlu tutulması doğru olmayıp hükmün bozulması gerekmekte olup, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinin karardan çıkartılmasına ve hükmün HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzetilmiş bu şekliyle ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.