Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/6356 E. 2010/8621 K. 07.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6356
KARAR NO : 2010/8621
KARAR TARİHİ : 07.07.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin temlikname nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu, bu alacağın tahsili için girişilen ilamsız takibe davalının itiraz ettiğini belirterek, haksız itirazın iptali ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı ile ticari ilişkisi bulunmadığını bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacı yanca kanıtlanamayan davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.03.2009 tarihli 2008/6590 E, 2009/2304 K.sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkemece bozmaya uyularak yargılamaya devam edilmiş, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalının senet borcunu önceki alacaklıya iyiniyetle ödeyerek kendini borçtan kurtaramadığı gibi, alacağı temlik alan davacıya da bu borcu ödemeyerek takibe haksız şekilde itiraz ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaliyle takibin kaldığı yerden aynen devamına, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı isteminin ise reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Takipten sonrası için faize faiz yürütülmesine olanak sağlayacak biçimde hüküm kurulması BK.nun 104/son maddesine aykırılık oluşturmaktadır. Mahkemece bu yönün gözetilmemesi doğru görülmemiştir.
3-Davacı vekilinin temyizi yönünden ise; takip konusu alacağın belirlenebilir (muayyen, likit) olduğu gözetilerek İİK.nun 67/2.maddesi uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle bu yöne ilişkin talebin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.