YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6406
KARAR NO : 2010/9056
KARAR TARİHİ : 15.07.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde birleşen dosyanın davalısı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 54.000 YTL alıp, karşılığında aynı miktar tanzim ve vade tarihi bulunmayan senet ile 5.000 YTL’lik teminat senedi verdiğini, borcunu tamamen ödemesine rağmen senetlerin iade edilmediğini idda ederek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Birleştirilen davada davacı vekili, müvekkilinin dava dışı …’tan borç alıp, karşılığında vade ve tanzim tarihi olmayan 54.000 YTL’lik senet verdiğini, borcunu parça parça ödeyip makbuz aldığını, müvekkilinin almış bulunduğu paranın tamamını ödediğini, ancak senedin iade edilmeyerek vade ve tanzim tarihi yazılmak suretiyle davalıya ciro edilerek takibe konulduğunu, davalının bu senedin ödendiğini bildiğini ve kötüniyetli olduğunu iddia ederek borçlu bulunmadıklarının tespiti ile takibin iptaline ve davalının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevabında müvekkilinin …’u tanımadığını, yapılan ödemeleri bilmediğini, müvekkilinin dava dışı…’na verdiği borç para karşılığında dava konusu senedi aldığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davaya konu her iki bonodan dolayı davacının davalı …’a borçlu olmadığı, davalı … …’ın savcılıkta verdiği ifadede senedi 2006 yılının Mart ayında…’ndan ciro yoluyla devraldığını beyan ettiği, bononun vade tarihinin 01.04.2004 olup, davalının beyanına göre bir vade tarihinden sonra senedin ciro yoluyla iktisap edildiği, bu nedenle cironun alacağın temliki hükümlerine tabi bulunduğu ve bu nedenle
borçlunun, asıl alacaklıya karşı ileri sürebileceği tüm def’ileri cirantalara karşı da ileri sürülmesinin mümkün olduğu, davacının sunduğu ödeme belgeleri ile borç …’a ödendiği anlaşılmakla davalı … …’a davacının takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığı davacı tarafından davalının kötüniyetinin ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm birleşen dava davalısı … … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, birleşen dosyanın davalısı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.