YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6410
KARAR NO : 2011/1205
KARAR TARİHİ : 03.02.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 11.03.2010
No : 244-234
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının 27/07/2007 tarih, 4.600.00.-TL bedelli çeke dayalı olarak müvekkili hakkında kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe geçtiğini, oysa senetleri müvekkili şirkete atfen atılan imzanın şirket yetkilisi …’ın eli ürünü olmadığı, … 27.Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davada alınan bilirkişi raporunda durumun tespit edilmesi üzerine …’ın beraat ettiğini ve borcun temyiz edilmeden kesinleştiğini belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı süresi içinde takibe ve imzaya itiraz etmediğini, ceza mahkemesinde alınan raporun yeterli olmadığını, davacının kötüniyetli olarak borcu inkar ettiğini öne sürerek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalının, çeke dayalı olarak davacı hakkında takibe geçtiği, davalının ayrıca davacı şirket yetkilisi hakkında karşılıksız çek keşide etmekten dolayı şikayette bulunduğu, görülen ceza davasında alınan bilirkişi raporunda çekteki imzanın davacı şirket yetkilisi dava dışı …’a ait olmadığının tespit edildiği ve bu kişinin beraatına karar verilip, hükmün kesinleştiği BK.nun 53.maddesi uyarınca beraat kararının hukuk mahkemesini bağlamayacağı, ancak Ceza Mahkemesince tespit edilen maddi olgunun Hukuk Mahkemesini bağlayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 03.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.