Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/6433 E. 2010/9057 K. 15.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6433
KARAR NO : 2010/9057
KARAR TARİHİ : 15.07.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki Acentelik Sözleşmesi’nin davalı tarafça haksız feshedildiğini, müvekkilinin sözleşme yapılırken verdiği iki adet boş teminat senedinden birini borç olmamasına rağmen icra takibine koyup, müvekkiline ait demirbaşlara ve bir adet kamyonete el konulduğunu iddia ederek toplam 21.137.217.000.-TL.alacağın ticari faizi ile tahsiline ve müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile takibin iptaline ve davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, zamanaşımı itirazında bulunarak sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, takibin itirazsız kesinleştiğini, davacının tazminat talebinin koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili, 04.12.2006 havale tarihli dilekçesinde, Acentelik Sözleşmesi’nin haksız ve ihbar öneline uyulmaksızın feshi nedeniyle üç aylık hakediş tazminat taleplerini ıslah ederek 9.427.658.667.-TL.tazminatın reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere, bilirkişi asıl ve ek raporuna göre davalının Acentelik Sözleşmesi’ni fesihte haklı nedene dayanmadığı, davalı feshinin ancak sözleşmenin 41/A maddesi uyarınca 3 ay önceden ihbar koşulu ile tek yanlı olarak akdin feshedileceği hükmüne göre değerlerdirme yapılması gerekeceğinden davacının 3 aylık gelir kaybının davalı tarafça tazmininin gerektiği, 3 aylık gelir kaybının 2.364.56.-TL.olarak belirlendiği, menfi tespit talebinin davalının kabulü nedeniyle kabulü gerektiği takibin kötüniyetli yapıldığının ispatlanamadığı, araç bedeline ilişkin talebin konusunun kalmadığı, dava konusu edilen sair taleplerin ise atiye terk edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, kararın hüküm fıkrasındaki miktarla ilgili maddi hatanın talep halinde HUMK.nun 459.maddesi uyarınca her zaman düzeltilmesinin mümkün olmasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.nun 72/5.maddesine göre, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa borçlu lehine, talebi üzerine haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın % 40’ından aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilir. Somut olayda davalı kendi defterlerinde alacak kaydı bulunmamasına rağmen davacı hakkında icra takibi yapmış olmakla kötüniyetli olduğunun kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile davacının teminat talebinin reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.