Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/6454 E. 2010/14125 K. 13.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6454
KARAR NO : 2010/14125
KARAR TARİHİ : 13.12.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :18.02.2010
Nosu : 238-77

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete 28.02.2004-04.09.2004 tarihleri arasında 84.301.-TL tutarında mal satıldığını, 53.730.-TL’lık ödemenin mahsubu sonrası 33.570.-TL alacaklı olduklarını iddia ederek alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, satın alınan mal bedelinin ödendiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 16.06.2009 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının alacaklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı taraf mal alındığını ve ödeme yapıldığını bildirdiğine göre ödemeyi kanıtlamakla yükümlüdür.
02.05.2007 tarihli bilirkişi raporunda davacının 33.570.-TL alacaklı olduğu, 10.04.2008 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davalının kendi kaydına göre 35.572.-TL borçlu olduğu bildirildikten sonra davalının itirazı üzerine alınan 16.06.2009 tarihli ek raporda davalının borçlu olmadığı bildirilmiş bu rapora da davacı itiraz etmiştir.
Davacı vekili rapora itirazında; 16.06.2009 tarihli ek raporda davalının ödeme olarak gösterip bildirdiği 3 adet çekin dava dışı … Ltd.Şti.ile davalı arasındaki akdi ilişkide de ödeme olarak gösterilip anılan şirkete yapılan ödeme olarak kabul edildiğini belirterek bu ödemenin kendi davalarında dikkate alınamayacağı ileri sürmüştür.
Bu durumda mahkemece, davada ispat külfetinin borcun ödendiğini ileri süren davalı tarafa ait olduğu gözetilerek, davacının son ek rapora itirazları doğrultusunda yeniden bilirkişi raporu alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile ve ispat külfetinin tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 825.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.