YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6511
KARAR NO : 2011/7566
KARAR TARİHİ : 07.06.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kar mahrumiyeti ve cezai şart alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı şirket ile … arasında 01.11.1998 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, davacının ortaklık durumundaki değişiklik nedeniyle bayilik ilişkisini devri sonucu davacının külli halefi olduğunu,sözleşmenin sona erme süresinin 18.09.2010 tarihi olmasına rağmen davalının 05.06.2007 tarihli 15948 nolu ihtarı ile bayilik ilişkisini tek taraflı feshettiğini, müvekkillerince bu feshin kabul edilmediğini ve davalının mal alımına devam etmesi gerektiğini belirten ihtarname çektiklerini, davalının mal alımı yapmadığı için akdi uygulanamaz hal aldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere bayilik sözleşmesinin bayinin taahhütlere uymaması, müeyyidesini düzenleyen 11/a maddesindeki ceza şart ile sözleşmenin son paragrafına göre talep edebilecek cezai şart ile yoksun kalınan kar toplamı ve ariyet malzemelerinin teslim edilmemesi nedeni ile doğan cezai şart bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında geçerli bir bayilik sözleşmesi olmadığını, 01.11.1998 tarihli bayilik sözleşmesinde sürenin 15.06.2017 tarihine kadar geçerli olarak kararlaştırıldığını, Rekabet Kurulu’nun 2002/2 ve 2003/3 sayılı tebliğlerine göre en geç 18.09.2005 tarihine kadar mevcut sözleşmelerin tebliğe uygun hale getirilmesinin zorunlu olduğunu, davacının 30.10.2006 tarihli bir ihtarname ile sözleşmeyi tebliğe uygun hale getirdiğinin bildirildiğini, ortada bağlayıcı sözleşme olmadığını, müvekkilinin sözleşmeyi feshinin haklı olup davacının cezai şart ve kar kaybı isteyemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dosya kapsamına göre, sözleşmeyi haklı olarak fesh eden davalı bayiden,şartları oluşmadığından cezai şart ve kar kaybı istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 07.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.