YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6589
KARAR NO : 2011/1977
KARAR TARİHİ : 16.02.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 29.01.2010
No : 196/31
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında mermer satışı konusunda anlaşma yapıldığını, müvekkilinin anlaşma doğrultusunda malları teslim ettiğini, bedelini alamadığını, borçlular tarafından bedel karşılığı tanzim edilen bonoların protesto edilmesine rağmen ödenmediğini, bonolarla ilgili alınan ihtiyati haciz kararından sonra takip yapıldığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptalini, %40 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, takip konusu bonoların zamanaşımına uğradığını, davacının temel ilişkiye dayandığını, davalı …’nın sözleşmeyi davalı … Tekstil şirketinin temsilcisi olarak imzaladığını, sözleşmenin tarafı olmadığını, davacının sözleşmede üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, teslim edilen malların ayıplı ve eksik olduğunu, davacının davalı … Tekstil şirketi adına ihracatı gerçekleştirebilmesi için davalı şirkete ait imzalanmış boş faturaların ve şirket kaşesinin davacıya teslim edildiğini, davacının da 30 USD üzerinden malları faturalandırdığını, malların kontrolünü yaptırmadan davalı Has İmport şirketi adına çıkış yaptırdığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı …’nın düzenlenen bonolarda imzası var ise de davanın temel ilişkiye dayandığı, sözleşmelerde davalı …’nın davalı … Tekstil şirketi temsilcisi sıfatı dışında kendi adına atılmış bir imzasının bulunmadığı, davalının sözleşmenin kefil bölümünde ismi varsa da imzasının bulunmadığı, davalı Has İmport şirketi adına takip dosyasına itiraz eden vekilin vekaletnamesini sunmadığı, usulüne uygun olarak bu davalı tarafından yapılan bir itiraz olmadığı, bu davalı hakkında dava şartı gerçekleşmediği, davacının sözleşme uyarınca malları teslim ettiğini, gümrük beyannameleri ile kanıtladığı,
01.06.1998 tarihli ek sözleşmede davacının 188.206,20 USD tutarında mal teslim ettiğinin davalı tarafından kabul edildiği, davalının malların ayıplı olduğuna ilişkin delil sunmadığı, alacağın 188.206,20 USD olduğu, bono detaylarına ilişkin tarihsiz sözleşmede konu olarak belirtilen ilave olarak sevk edilecek mallar için belirlenen 21.793,80 USD’nin de hesaba katıldığı ve her 2 tutar için toplam bono düzenlendiği anlaşılmışsa da, davacının sevk edilecek malları sevk ettiğine dair delil sunmadığı gerekçesiyle davalı Has İmport yönünden dava şartı yokluğundan, davalı … yönünden husumetten davanın reddine, davalı … Tekstil şirketine yönelik davanın kısmen kabulü ile 188.206,20 USD’ye yönelik itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davanın konusunu oluşturan icra takibinde, zamanaşımına uğradığı konusunda tartışma bulunmayan ve keşidecileri …, lehtarları davacı şirket olan bonolara dayanılmıştır. Davalı …’ın bonoları davalı … Tekstil İth. İhr. Tic. Ltd. Şti. adına imzaladığına dair bir açıklamaya ve şirket kaşesine rastlanılmadığından … hakkındaki davanın husumet yönünden reddi isabetsizdir. Söz konusu bonolarda, davacı lehtar durumunda olup davalı … ise keşideci olduğundan taraflar arasında bu bonoların verilişi konusunda temel ilişki bulunduğunun kabulü gerekir. Davacı temel ilişkiye dayandığına göre, zamanaşımına uğramış olan bu bonoların yazılı delil başlangıcı olarak kabulü gerektiğinden davacı alacak iddiasını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin dava konusu icra takibine konu edilmeyen sözleşmenin irdelenmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.